note

  1. Noun not, muhtıra.
    Her notes helped her to remember what the speaker said.
    take/make note of sth.:
    bir şeyi not etmek/kaydetmek/bir tarafa yazmak.
    Please make a note of her name.
    take/make notes: not almak, not tutmak.
    lecture notes: ders notları.
    to speak from notes: notlara bakarak konuşmak/nutuk söylemek.
    to speak without notes: notlara bakmadan konuşmak.
  2. Noun betik, tezkere, pusula.
  3. Noun kısa/teklifsiz mektup.
    a thank you note.
  4. Noun (devletler arasında) nota, bildiri.
    U.S.A. sent a note of protest to U.S.S.R.
  5. Noun senet, hesap pusulası.
  6. Noun banknot, kâğıt para.
    a pound note. How much of the money in notes and how much in coin?
  7. Noun dikkat, önemseme, dikkate alma.
    take note (of): dikkate almak, önem vermek, dikkatle dinlemek.

    I will take note of what you say.
    worthy of note: dikkate değer, önemli.
    a play worty of note.
  8. Noun şöhret, itibar, seçkinlik, mümtaziyet.
    a person of note: muteber/seçkin bir kişi.
    a figure
    of international note: milletlerarası tanınmış bir sima.
  9. Noun önem, ehemmiyet.
    of note: önemli, dikkate değer.
    a writer of note.
    Is anything of note
    happened? Önemli bir şey oldu mu?
  10. Noun eda, tavır, (gizli) ifade, hava, ton.
    a speech ending on a note of triumph. With a note of anxiety
    in his voice.
    His voice held a note of desperation: Sesinde gizli bir ümitsizlik ifadesi vardı.
    a note of nostalgia: özlem havası.
    a note of warning: uyarı tonu/edası.
  11. Noun, Music (a) nota, ses, (b) nota işareti, (c) (piyano) tuş.
  12. Noun melodi, şarkı.
  13. Noun belirti, alâmet, delil, unsur.
    There was a note of carelessness in the way she acted: Davranışlarında
    bir umursamazlık belirtisi vardı.
  14. Transitive Verb not etmek, not almak, kaydetmek, yazmak.
    to note (down) an appointment in one's diary. note his name
    and address in your book.
  15. Transitive Verb (kitap kenarına) not/açıklama/açımlama/haşiye/şerh yazmak, açıklamak, açımlamak, şerh ve izah etmek.

    The newspaper does not note what happened next: Gazete, sonra ne olduğunu açıklamıyor.
  16. Transitive Verb dikkat etmek, dikkatle izlemek, önem vermek.
    Now, note what I do next. note that the matter is not closed yet.
  17. Transitive Verb farketmek, farkına varmak.
    to note an error. She noted that nis hands were dirty.
  18. Transitive Verb, Music notasını yazmak, notaya almak, notalamak.
  19. Transitive Verb göstermek, delâlet etmek, demek, tazammnun etmek, anlamına gelmek.
sümkürmek Verb
pişman/nadim olmak.
You say you won't speak to me again, but you'll soon change your tune.
finansman senedi
hatır bonosu Noun
kaptan tarafından gemi adamları emrine acenteye çekilen poliçe
kaptan tarafından gemi adamları lehine acenteye çekilen poliçe Noun
ihbarname Noun
ihbar mektubu
müşteriye gönderilen haber pusulası Noun
ihbarname [ bir siparişin yerine getirildiğini belirten
sipariş ya da teslim edilmiş malların ayrıntılı listesi Noun
tedarikçi bir firmaca müşteriye gönderilen not (bu , mallarla birlikte gönderilebileceği gibi , faturadan
veya teslim ilmühaberinden önce , ayrı olara
bir nakliyecinin simsarı aracılığıyla gemi kaptanına gönderdiği ve ona mavna veya diğer gemilerle getirilen
yükleri alma izni veren nota
ikrazın ilk ödeme süresinde düşük meblağlı taksitleri vade tarihi gelmeden daha yüksek meblağlı taksitlerle
telafi eden borç senedi
antrepo kâğıdı
gümrük ihraç belgesi Noun
sözlü olarak yapılmış olan bir satış anlaşmasının şartlarını belirten ve alıcı tarafından satıcıya gönderilen yazılı mukavele Noun
yazılı satış sözleşmesi Noun
(Br) itfa değeri bir fiyat endeksine bağlanmış tahvil
emtia nakline ait fatura
araba ile taşıma faturası
seyahat kredi mektubu
(diplomasi) sirküler
ipotek teminatlı borç senedi
(US) borçlunun borcunu ödeme vaadini yerine getirmediği durumda
alacaklıya teminat olarak gösterdiği menkul değerler ya da başka değerli şeylerin listesini kapsayan özel bir borç senedi
sigortadan tahsilat yapabilmesi için sigorta komisyoncusuna verdiği yetki kâğıdı
sigorta poliçesi gereği hak talep eden sigortalının
tazminat tahsil yetki kâğıdı
komisyon hesabı
komisyon faturası
şirket senedi
teyit notu
demiryolu ile gönderilen mallar için demiryolu idaresine ibraz edilen basılı belge
borsa bankeri tarafından müşterilerine gönderilen ve yaptığı bütün işlemleri gösteren evrak
borsa makbuzu
(Br) bordro
tellal bordrosu Noun
borsada kullanılan izahlı cetvel
karşı nota
(Br) taşra bankası senedi
taşra bankası senedi
(yangın sigortası) sigorta zeyilnamesi
kredi bildirim belgesi
iade faturası Noun, Accounting
alacak dekontu
gümrük kaydı
gümrük kayıt belgesi Noun
ihraç edilecek malların antrepodan teslim alınabilmesi için depo memuruna verilen emir kâğıdı Noun
bir gümrük antreposundan belgede adı geçen malların teslimine müsaade eden gümrük belgesi
borç dekontu
zimmet veya borç kaydını gösteren kâğıt Noun
hesabın borçlandırıldığını belirten belge
mahsup
borç makbuzu
sevk irsaliyesi Noun, Commerce
teslim belgesi (malları gönderen tarafından hazırlanan ve mallarla teslim edilen pusula
irsaliye
irsaliye
sevk ihbarı
diplomatik nota
muhtıra
(donanma) karaya çıkma emri
iskonto dekontu
kırdırılmış senet
iskonto edilmiş senet
gönderilen yerin ve alacak olanın adresinin yazılı olduğu sevk kâğıdı
posta havale kâğıdı
postaneye veya nakliyeciye karşı yazılan ve bir eşyanın gönderileceğini bildiren kâğıt
(Br) irsal emri
gider pusulası Noun, Accounting
falso
düzmece senet
karşılıksız para
dip not
dipnot Noun
yabancı para Noun
sahte para
irsaliye
deniz ticaret şirketinin ihracatçıya gönderdiği ve sevk edilecek malın navlun ücretini belirten belge Noun
dar kenar
kanun vb özeti
başlık notu
geçici sigorta ödeme belgesi
birinci sınıf garantili borç senedi
birinci sınıf teminatlı borç senedi
(Br) gümrükten geçebilir izni
borç ikrarı belgesi Noun, Law
esas nota
ana ses
kenar notu
derkenar
çıkma
haşiye
muhtıra
ipotekli borç senedi
emre muharrer senet
kambiyal
takrir
sevk edilen ambalajların listesi
yük senedi
ek not Noun
bloknot
basın haberi
ihraç malları sevkıyat listesi
ipotek teminatlı borç senedi
emre yazılı senet
emre muharrer senet
ihbarname
ithalatçıya hatırlatmak amacıyla verilen ikaz notu
ödeme vadesinin dolmasına yakın
irsaliye
temdit edilmiş borç senedi
temdit edilmiş senet Noun
(US) mülkiyet ihtiraz kaydı senedi
iade edilen emre muharrer senet
(US) satış belgesi
karşılığı teminatlı borç senedi
teminatlı senet
ödeme vaadi
hamule senedi
yük teslim ordinosu Noun
kısa vade
broker tarafından müşterisine gönderilen satışın yapılmış olduğunu teyit eden belge Noun
(borsa) bir hisse senedi satış emrini yerine getiren bir simsarın müşterisine gönderdiği not
sahte senet
gümrük idaresince malların gemiye yüklenmesi için verilen belge
(Br) yükleme izni
devlet borç senedi
(US) değerli kâğıtları rehin vererek garanti edilen bono
(US) isme yazılı kıymetli kâğıt
tesellüm belgesi
test kaydı
durak
(US) hazinenin çıkardığı kâğıt para
hazinenin çıkardığı kâğıt para
teminatsız senet
teminatsız borç senedi
teminatsız senet
şifahi takrir
tartı pusulası
ihraç bankası Noun
milli banka
ticari senet di komisyonculuğu
(US) ticari senet alım satımına aracılık eden komisyoncu
(US) ticari senedat alım satımına aracılılık eden komisyoncu
(US) ticari senet komisyonculuğu
senet tahsilatı
kâğıt para
not etmek Verb
kaydetmek Verb
kayıtlamak Verb
kalpazan
bilgi formu
borç senedi sahibi
(Br) banknot ihracı
banknot ihracı
(US) keşideci
borç senedi piyasası
gönderilen yazı
mektup
borç senedi Noun, Commerce
kâğıt para basma evi
s (bilanço , US) senet alacakları Noun
alacak senedi
alacak ve borç senetlerinin kaydedildiği defter
(US) tefeci
borsa simsarı
(hurufat) küçük format
not alma
(bankacılık , US) veznedar
(US) senet vade defteri
(diplomasi) sözlü nota
sözlü nota
Lütfen kaydedin.