plan

  1. plân.
    Everything went according to plan: Her şey plâna göre cereyan etti.
    The government is
    now attempting to put its plan into operation.
  2. tasarı, taslak.
    preliminary/initial/working plan: ön tasarı.
  3. niyet, maksat, fikir, tasavvur, proje.
    plans for the future.
  4. (resimde) plân, üstten görünüş.
  5. kroki.
    a plan for the dock area.
  6. düzen, tertip, tedbir.
  7. yol, yöntem, usul, tarz.
    the best plan would be … : yapılacak en iyi şey …
  8. tasarlamak, plânla(ştır)mak.
    to plan a new recreation center. to plan one's vacation.
  9. plânını çizmek, plân yapmak.
  10. düşünmek, tasavvur etmek, plân kurmak.
    plan to do sth.: bir şeyi yapmaya niyetlenmek.
    We are
    planning to take a long vacation this year. to plan one's retirement.
  11. düzenlemek, tertiplemek.
planını değiştirmek Verb
planıni değiştirmek Verb
planlarını açıklamak Verb
planından sapmak Verb
bir tasarıya katıldığını belirtmek Verb
bir planı can-ı gönülden onaylamak Verb
bir planı onaylamak Verb
parasını iyi kullanmak Verb
zamanını bir programa sokmak Verb
birinin gizli plânlarını farketmek, tuzağına düşmemek.
muhasebe planı
tahakkuk planı
kulis arkası hazırlanan komplo
kurtarma paketi Noun, Banking
kurtarma planı Noun, Banking
baker planı
yardım planı
iş planı Noun, Management
mübayaa planı
kadastro planı
seçim kampanyası planı
şehir planı
mevki tasnifi
tutarlı tasarı
uzlaşma planı
oda ve hafif sabah kahvaltısını içeren otel ücreti
(hayat sigortası) iştirak planı
kooperatif planı
reklamların yaratılmasında metin içeriğinin planlanması aşaması
reklam metin tnii planı
reklam metni planı
vade planı
maaş esaslı emeklilik planı
yatırım esaslı emeklilik planı
savunma planı
kalkınma planı
(İskoçya) kendi kendini yönetim tasarısı
dağıtım planı
havuzlamalarda kullanılan gemi planı
ekonomik plan
seçim programı
acil durum planı Noun
işçi sosyal yardım planı
hedef planı
yerleşme planı
tahliye planı
tevsi planı
havayolları ve turistik işletmelerce yapılan iskonto
birlikte yolculuk yapan aile fertlerine oteller
orman açma planı
finansman planı
finansman planı
finansal plan
beş yıllık plan
(araba) grup sigorta sistemi
durum planı
iyi plan
hükümet planı
endüstri programı
taksitle ödeme planı
sigorta planı
yatırım planı
keynes planı
taslak
yerleşim planı Noun, Architecture
proje
tasfiye planı
(Br) şehir planı
hastalık sigorta planı
satış teşvik planı
alçakça plan
(Br) millileştirme planı
millileştirme planı
emeklilik
müzakere planı
çalışma planı
harekât planı
orijinal plan
genel plan
kısmi ödeme planı
birlikte oy kullanma sistemi
parselleme planı
maaş planı
ödeme planı Noun, Accounting
barış planı
emeklilik planı
çap Noun, Construction
(işçi değerlendirme) puantaj sistemi
ikramiyeli istikraz planı
üretim planı
(US) promosyon planı
itfa planı
iyileştirme planı
zincirleme satış sistemi
rehabilitasyon planı
reorganizasyon planı
kurtarma planı
itfa planı
tasarruf planı
satış planı
(US) kısa çalışma anlaşması
paylaşma planı
kaba taslak
istif etme planı
stratejik plan
sokak planı
grev planı
(Br) yapısal plan
vergi planı
orman açma planı
ölümün poliçe ile saptanmış süre içinde meydana gelmesi durumunda sigorta şirketinin sigortalıya taahhüt
ettiği para tutarını ödemeyi kabullendiği hay
ekonomi planı
seyahat planı
trıffın planı
ücret sistemi
iş programı Noun, Management
inşaat projesi
imar planı Noun, Urban Planning
planlama komitesi (şirket politikasını saptayan ve uzun vadeli satış , reklam , ürün geliştirme , vs
. planları yapan yönetim komitesi ya da örgüt
bir emeklilik plan ına katılmış kişi
plan yöneticisi
plan yöneticisi (bankanın tüm kredi kartı faaliyetinden sorumlu kişi
hedeflemek Verb
amaçlamak Verb
plan revizyonu
  1. Noun, Language-Literature plot
  2. blueprint
  3. cadre
  4. chart
  5. design
  6. designs
  7. drawing
  8. game
  9. layout
  10. line
  11. map
  12. plat
  13. project
  14. recipe
  15. schema
  16. scheme
  17. program (me
  18. proposal
  19. policy
  20. device
  21. canvas
  22. schedule
  23. Noun arrangement
  24. carte
  25. cogitation
  26. counsel
  27. forecast
misbegotten plan
back drop
crackbrained to be scheme
experimental design
blue print
economic plan
overall plan
overall planning
background
contrivance
utopian scheme
good plan
master plan
city plan (for regulating a city's development
foreground
in the foreground
perspective plan
strategic plan
mature plan
hazardous plan
basic planning
utopian scheme
close up
structure plan
local planning
to chart Verb
to trace a plan Verb
plan review
survey
designing
to devise Verb
to plan Verb
to make plans Verb
to design Verb
plan manager

Turkish Dictionary (Kubbealtı Turkish Dictionary)

  1. Bir işi, bir eseri gerçekleştirmek için ... bütünü, uyulması gereken düzen