put a

  1. Verb talepleri eşit kılmak
kulağını bükmek, ikaz etmek, azarlamak, paylamak. flea (3).
dostça uyarmak, ihtar etmek,
mec. kulağını bükmek.
I put a flea in his ear about the next meeting.
memnun olmadığı halde memnun görünmek Verb
bir kimsenin çanına ot tıkamak, işini kösteklemek.
aküyü şarj etmek Verb
bir kitabı okumayı bırakmak Verb
enflasyonu frenlemek Verb
bir şeyi frenlemek Verb
bir şeyi frenlemek Verb
telefonu bağlamak Verb
üretimi frenlemek Verb
üretimi yavaşlatmak Verb
imalatı kısmak Verb
frenlemek Verb
bir parayı tedavüle koymak Verb
parayı tedavüle koymak Verb
çatışmayı göze almak Verb
bir şirketi adli nezaret altına almak Verb
engel olmak, müdahale etmek.
(US) fiyatları engellemek Verb
bir şeyi engellemek Verb
birşeyi suya düşürmek Verb
birşeyin tadını kaçırmak Verb
birşeyin keyfini kaçırmak Verb
birşeyi zehir etmek Verb
tarihlendirmek Verb
yanılmak, yanlış adım atmak, hata işlemek, çürük/yaş tahtaya basmak.
He's very good at dealing with
all kinds of people, he never puts a foot wrong.
yaptığında başarılı olmak Verb
üstesinden gelmek Verb
bir ev için satılık ilanı vermek Verb
canlılık katmak Verb
etiket koymak Verb
limit koymak Verb
sınırlamak Verb
limit belirlemek Verb
sınır koymak Verb
hudutlandırmak Verb
bir makineyi monte etmek Verb
birini palangaya vurmak Verb
bir şeyi işaretlemek Verb
bir erteleme teklif inde bulunmak Verb
bir erteleme teklifinde bulunmak Verb
kayda koymak Verb
yama vurmak Verb
ortalığı toplamak Verb
bir tasarıyı uygulamak Verb
eyleme geçmek Verb
ödül koymak Verb
paha biçmek Verb
bir tutukluyu şartlı tahliye etmek Verb
bir şey için ödül koymak Verb
cezai kovuşturma açmak Verb
soruşturmak Verb
birine soru sormak Verb
bir kararı gündem konusu yapmak Verb
kendini tutmak Verb
'e dar bir yorum getirmek Verb
bir odaya çekidüzen vermek Verb
…'i aydınlatmak/açıklamak/izah etmek.
pullamak Verb
masrafları sınırlamak Verb
ön olmak Verb
set çekmek Verb
bir şeye son vermek Verb
masrafları sınırlamak Verb
masrafları durdurmak Verb
masrafları kesmek Verb
birşeyi müsadere etmek Verb
haczetmek Verb
tapalamak Verb
ticaret hayatına öldürücü kısıtlamalar getirmek Verb
bir şeye vergi koymak Verb
bir şeye vergi koymak Verb
bir şeye vergi koymak Verb
bir şeye son vermek Verb
kravat takmak Verb
'i geniş yorumlamak Verb
bir gemiyi hizmete almak Verb
gemiyi limana sokmak Verb
bir gemiye yeni bir rota vermek Verb
bir iş anlaşmasını başarıyla gerçekleştirmek Verb
bindirilmek Verb
sınanmak Verb
oylanmak Verb
rejime tabi tutulmak Verb
toparlamak Verb
yelkovanı bir dakika geri almak Verb
bir öğrencinin ilerlemesine engel olmak Verb
bir işe sermaye koymak Verb
şamandıra koymak Verb
bir ayaklanmayı bastırmak Verb
isyanı bastırmak Verb
bir isyanı bastırmak Verb
yeni bir kitap yayımlamak Verb
bir teklifte bulunmak Verb
bir teori ortaya atmak Verb
bir talepte bulunmak Verb
yeni bir teori ortaya atmak Verb
teklif öne sürmek Verb
bir teklif öne sürmek Verb
bir fikir yürütmek Verb
bir teori ileri sürmek Verb
bir sözleşmeye engeller koymak Verb
bir sözleşmeye kayıt ve şartlar koymak Verb
kefil olmak Verb
ihtarda bulunmak Verb
(bir kazadan sonra sigorta şirketinden) talepte bulunmak Verb
icraya vermek Verb
bir evrak sunmak Verb
dosyalamak Verb
yeni bir sigorta takmak Verb
performans sergilemek Verb
performans göstermek Verb
bir plan önermek Verb
itirazda bulunmak Verb
güvenilir bir yere koymak Verb
bir limana sığınmak Verb
bir işe başvurmak Verb
iş için gazeteye ilan vermek Verb
liste haline getirmek Verb
bir liste haline getirmek Verb
tendürdiyot sürmek Verb
bankaya para koymak Verb
bir bankaya para yatırmak Verb
tedavüle para yatırmak Verb
piyasaya sahte para sürmek Verb
bir toplantıyı ertelemek Verb
bir ödemeyi ertelemek Verb
smokin giymek Verb
sofraya tabak koymak Verb
yüzü kararlı bir ifade almak Verb
maske takmak Verb
bir tutmak Verb
oyun vermek Verb
kâr yoluna sokmak Verb
(a) olay çıkarmak, (b)
k.d. kıyameti koparmak.
bir oyunu sahneye koymak Verb
satmak Verb
surat asmak Verb
pul yapıştırmak Verb
masasını derleyip toplamak Verb
bir işi ele almak Verb
topal atla yarışa çıkmak.
adını listeye koymak Verb
bir sözcüğün üzerini çizerek silmek Verb
bir şirkete kendi damgasını basmak Verb
bir belgeye mührünü basmak Verb
(yarışta) bütün parasını bir at üzerine koyarak bahse girmek.
bir senede imza atmak Verb
imzasını bir belgeye koymak Verb
imzasını bir vasiyetnameye atmak Verb
şaşırtmak Verb
bir ateşi söndürmek Verb
ışık tutmak.
el ilanı çıkarmak Verb
bir kredi konsorsiyumundan çekilmek Verb
birine soru sormak Verb
kondurmak Verb
birini köşeye sıkıştırmak Verb
birini komaya sokmak Verb, Medicine-Health
birine bir çiftliği devretmek Verb
birini kızdırmak Verb
birini otobüse bindirmek Verb
birine vakıftan düzenli yardım etmek Verb
işe koymak Verb
birini uçağa bindirmek Verb
maaş bağlamak Verb
birini trene bindirmek Verb
birini bir işe koymak Verb
birini sanat öğrensin diye birinin yanına vermek Verb
birini bir işe koymak Verb
bir iş anlaşmasını başarıya ulaştırmak Verb
durdurmak Verb
tevkif etmek Verb
pot kırmak, falso/gaf yapmak, çam devirmek.
güvence vermek Verb
iyi bir savunmada bulunmak Verb
karşı teminat vermek Verb
dövüşmek, çarpışmak, kavga çıkarmak.
komplo kurmak Verb
bir ilan asmak Verb
ilan vermek Verb
bir dilekçe vermek Verb
oyun sahneye koymak Verb
afiş asmak Verb
fiyatı yükseltmek Verb
çok direnmek Verb
bir vergiyi yükseltmek Verb
bir çadır kurmak Verb
maval okumak Verb
aday tayin etmek Verb
otele inmek Verb
bir otele inmek Verb
patenti ilan etmek Verb
parlamento adayı olmak Verb
kısaca ifade etmek gerekirse