1. İsim, Hukuk tahkimname
  2. uzlaşma, uyuşma.
  3. ara-çözüm: bazı şeylerden karşılıklı vazgeçerek varılan anlaşma.
    We should settle, our differences
    by compromise not by war.
  4. ortalama çözüm, zıt şeylerin ortası, en uygun hal çaresi.
    They agreed on (came to/reached) a compromise
    after much negotiation.
  5. ödün, taviz.
  6. şöhretini/itibarını tehlikeye koyma(k), şeref ve haysiyetinden fedakârlık (yapmak), şöhretine halel getirme(k).

    A compromise of one's integrity.
  7. uzlaş(tır)mak, uyuş(tur)mak, anlaş(tır)mak, (isteklerinden karşılıklı fedakârlıklar yaparak) ortalama
    çözüm bulmak, ikisinin arasını bulmak, uzlaşmaya varmak.
    They compromised on several key issues.
  8. bir işin sonucunu tehlikeye maruz bırakmak.
  9. aksi tesir göstermek, gayrımüsait/istenmeyen sonuç doğurmak.
    Being seen with him compromised my reputation.
  10. şeref ve haysiyetini ihlâl edecek tavizde bulunmak, haysiyet kırıcı anlaşmaya razı olmak.
    Don't compromise
    with your principles.
  11. (a) pazarlıkla/anlaşma ile taahhüt altına sokmak, (b) yola getirmek, anlaşmaya razı etmek.
birinin sağlığına zarar vermek Fiil
birinin sağlığını tehlikeye atmak Fiil
uzlaşmaya yanaşmak Fiil
uzlaşma yoluyla
bir uzlaşma yapmak Fiil
bir uzlaşma teklif etmek Fiil
uzlaşma teklifi
uzlaşma siyaseti
uzlaşma politikası İsim
uzlaşmaya yanaşmama politikası İsim
uzlaşmaz tutum
savaş öncesi uzlaşma
uzlaşma teklifi
anlaşma önerisi
uzlaşma ihtimalleri İsim
uzlaşma yoluyla halletmek Fiil
...'den ödün vermek Fiil
...'den taviz vermek Fiil
bir talebi yerine getirmek Fiil
bir anlaşmazlığı gidermek Fiil
uzlaşma anlaşması
tarafların bazı fedakârlıklar sonucu uzlaşmaya varması
uzlaşma yasası
uzlaşma adayı
uzlaşma formülü
mahkemede tarafların karşılıklı ödünleriyle uzlaşma
mahkeme de tarafların karşılıklı ödünleriyle uzlaşma
mahkemede uzlaşma
uzlaşma teklifi
uzlaşma teklifi
tazminat akçesi
uzlaşma planı
hakem yoluyla uzlaşmaya gitmek Fiil
jüri üyelerinin uzlaşmasıyla varılan karar
biriyle uzlaşmak Fiil
inançlarından taviz vermek Fiil
inançlarına aykırı davranmak Fiil
onurunu zedelemek Fiil
dürüstlüğüne leke sürmek Fiil
ilkelerinden taviz vermek Fiil
prensiplerinden taviz vermek Fiil
ilkelerine aykırı davranmak Fiil
prensiplerine aykırı davranmak Fiil
ilkelerinden taviz vermek Fiil
kendiyle ters düşmek Fiil
inançlarına aykırı davranmak Fiil
riske girmek Fiil
prensiplerine aykırı davranmak Fiil
ilkelerine aykırı davranmak Fiil
prensiplerinden ödün vermek Fiil
ilkelerinden ödün vermek Fiil
prensiplerinden taviz vermek Fiil
kendini tehlikeye atmak Fiil
biriyle uzlaşmak Fiil
biriyle uzlaşmak Fiil
Lüksemburg uzlaşması (1966)