1. ebediyen, durmadan, fasılasız, biteviye, daima.
    He is for ever changing his mind: Durmadan fikir
    değiştiriyor.
    for ever and ever: ilelebet, ebediyete kadar.
    Turkey for ever: Yaşasın Türkiye!
sonsuzluğa dek, ebediyen, ilelebet.
I will remember her last words forever.
(sürekli zaman
continuous tense ile ve istenmeyen şeyler için) biteviye, vira, mütemadiyen, birdüzüye,
aralıksız, durmadan, durup dinlenmeden, devamlı.
The little boy is forever asking questions. The woman is forever talking.
(ebediyet kadar) uzun zaman.
It took her forever to find the answer.
daima, ilelebet.
sonsuzluğa dek, ilelebet, ebediyen.