1. Bilgi Teknolojileri ileri(ye)
  2. atak
  3. Zarf ileri
  4. ileriye giden
  5. marş
  6. öncü
  7. İsim, Futbol forvet
  8. İsim ileriye doğru
  9. Fiil iletmek
  10. Fiil göndermek
  11. Fiil yollamak
  12. Fiil aktarmak
  13. Fiil sevk etmek
  14. Fiil yönlendirmek
  15. Fiil ilerletmek
  16. Fiil geliştirmek
işinde epey ilerlemiş olmak Fiil
işinde ilerlemek Fiil
santim santim ilerlemek Fiil
görüşünü belirtmek Fiil
mümkün olduğu kadar iyi izlenim bırakmak Fiil
acele etmek Fiil
gayret göstermek Fiil
(a) iyi tesir bırakmaya çalışmak, iyi tarafını göstermek, (b) hızlı yürümek, acele etmek.
It's a long
way to the village, but if you put your best foot forward you'll reach it before the evening. (c) çok gayret sarfetmek, elinden geleni yapmak.
You've been so lazy in the past few months, you'll have to put your best foot forward if you want to pass that examination now.
ileri almak Fiil
ileri geri
ileriye nakledilen hesap bakiyesi
(a) göstermek, meydana çıkarmak, ortaya koymak, (b) ileri sürmek, ortaya atmak.
to bring forward an
opinion. (c) hesap yekûnunu nakletmek.
brought forward: nakliyekûn.
nakl-i yekûn olarak aktarılmış
vadeli satın almak Fiil
(mal) taşıma ücretini alıcısı ödeyecek.
bir hesabın son satırına yazılan sözcükler
bir sonraki hesaba ya da hesap defterinin daha ilerideki bir sayfasına nakledilmesi gereği doğmuş bir toplamı göstermek üzere
(bir hesap bakiyesinin) bir sonraki muhasebe dönemine devredilmek Fiil
bir kalemin nakli yekûnunu yapmak Fiil
(a) ilerle(t)mek, ileri götürmek, devam et(tir)mek, terakki kaydetmek, (b) (hesabı/toplamı) yeni sayfaya
geçirmek/aktarmak, (c) carry back (b), (d) sürdürmek, devam ettirmek, teşmil etmek.
He does not carry over his business ethics into his personal relationships.
nakl-i yekûn yapma
nakliye bedelini ödemek (alıcı tarafından
nakliye ücretinin malın alıcısı tarafından ödeneceğini belirten ibare
(a) meydana çıkmak, öne atılmak, adaylığını koymak, gönüllü olarak bir işe talip olmak.
Only 2 people
have come forward for election to the committee. (b) satışa/kullanılmaya hazır olmak.
How many cars are expected to come forward this month?
ileri doğru uzanmak Fiil
öne doğru itişmek Fiil
ileri üşüşmek Fiil
ileriye
ileri bir tarihi koymak Fiil
ileri tarih koyma
nakliyekûn edilen borç bakiyesi
yavaş yavaş ilerlemek.
dirsek atarak ilerlemek Fiil
öne doğru başarısızlık (risk alan şirketlerde , bir ürün , strateji , örgütsel bir değişiklik vs'yi denedikten
sonra , bunların işlememesi durumunda b
daha ileriye/ileride.
He is farther on (forward) than his brother: O kardeşinden ileridir.
We're
no farther forward after all that: Bütün gayretimize rağmen daha fazla ilerleyemedik. far, farthest
geleceğe gitmek Fiil, Sinema
zamanda ileriye gitmek Fiil, Sinema
varış limanında ödenecek navlun
bu tarihten itibaren
bugünden itibaren Zarf
ilerlemek Fiil
kendini ileri atmak Fiil
çok istemek Fiil
heyecanla beklemek Fiil
dört gözle beklemek Fiil
can atmak Fiil
hevesle beklemek Fiil
ilerlemek, ileri yürümek.
(askerlik) ilerleme
vadeli opsiyon
(Br) vade günü saptanabilen vadeli döviz muamelesi
nakliyekûn yapmak Fiil
uzun forvet İsim, Spor
nakledilen kâr
kâr beklentisi
vadeli satın almak Fiil
ilerletmek, ileri sürmek/itmek/götürmek.
kendini göstermek Fiil
(a) sunmak, takdim etmek, önermek, arzetmek, teklif etmek, ileri sürmek.
He put his name forward as
candidate: Aday olarak kendi adını ileri sürdü.
put oneself forward: sokulmak, girginlik göstermek, kendini öne sürmek.
put one's best foot forward
foot1 (39). (b) saat, zaman, program, başlama saati vb.) öne almak, ilerletmek.
kendini ortaya atmak Fiil
vadeli satmak Fiil
ileride teslim şartıyla satmak Fiil
ilerde teslim şartıyla satış yapmak Fiil
(a) ilerletmek, (saati) ileri almak, ilerlemesini desteklemek, (b) yola koyulmak.
kısa forvet İsim, Spor
dürüst
(fiyatlar) yükselmek Fiil
ilerletmek.
ilerlemek, ileri yürümek, yürüyerek ilerlemek.
vadeli hesap
nakliyekûn
vadeli alıcı
ileride ilerde teslim edilmek üzere satın alma
eşyayı ekspresle göndermek Fiil
vadeli sözleşme
vadeli satış sözleşmesi
döviz satın alanı veya satanı beklenmeyen kur değişikliklerinden korumayı amaçlayan ileriye yönelik bir
döviz anlaşması düzenlemesi
erken mahsullü
erken mahsul
ileriye tarih atma
standart bir mal türünü gelecekte belli bir fiyattan almak ya da satmak için sözleşme
genellikle emtia piyasasında
ödeme ya da teslimat için önceden kararlaştırılan ileri bir tarihte gerçekleştirilecek olan bir sözleşmenin yapılması
ileri savunma
vadeli teslimat
(borsada) ilerideki bir tarihte teslim
vadeli döviz işlemleri İsim
vadeli kambiyo alım-satımı
borsa da dövizle yapılan vadeli işlemler
vadeli alım-satım döviz kuru
bir nesne veya malın hemen teslim durumunda cari ya da spot fiyatından farklı olarak
ilerdeki tespit edilmiş bir tarihte yapılan teslimatta geçerli olan fiyat
ileri vites İsim, Ulaşım
ileri mevzi topu
ileriye doğru entegrasyon
ileri bir tarihte yapılacak teslim ve ödemelerle ilgili vadeli piyasa
vadeli döviz piyasası
ileri hareket
borsada vadeli muamele
fikirlerini ifade etmek Fiil
(Br) vadeli döviz mumameleleri opsiyonu
vadeli döviz muameleleri opsiyonu
vadeli sipariş
borsada vadeli muamelelerde satın alma emri
göğüs
ileri pas: topun muhasım kaleye doğru atılışı. İsim
ileride kararlaştırılmış bir tarihte yapılacak teslimatta geçerli fiyat
düşüncesiz protesto
acele protesto
vadeli alış
vadeli alım
vadeli fiyat
vadeli işlem oranı
ileri bir tarihte teslim edilmek üzere satın alınan veya satılan dövize uyg
gelecekteki kur İsim, Bankacılık
geleceğe ait tahminlerin yapılabilmesi için hazırlanan belgeler ve bunların hazırlanması için uygulanan muhasebe
kullanılması gereken dönemden çok önce malzeme stokları satın alan kişi
geminin baş tarafındaki kamara
ileri (doğru) kanal
vadeli satış sözleşmesi
erken elde edilen ürün
ileri tarih atma
(Br) vadeli muamele
(Borsa) vadeli alım satım
tahmini finansal tablolar İsim
ileriye doğru bütünleşme
ileri hareket
vadeli muamele
şimşek gibi çakan fikir
gelecek planlama
vakitsiz acele protesto
vadeli alım
vadeli kur (ileri bir tarihte teslim edilmek üzere alınan veya satılan dövize uygulanan kur
ön yer
vadeli satıcı
ilerici düşünme
vadeli satış
vadeli satışlar İsim
birinin planlarını uygulamak Fiil
vadeli menkul kıymetler İsim
vadeli satıcı
açık fikirli devlet adamı
ileri adımlar
ileri adımlar İsim
ileri hat stratejisi
çatal kuvveti
vadeli muamele
vadeli işlem
vadeli alım-satım işleri İsim
vadeli alım-satım
dava dilekçesi vermek Fiil
delil ileri sürmek Fiil
bir öğrenciyi kayırmak Fiil
öğrenciye iltimas geçmek Fiil
iltimas geçmek Fiil
bir öğrenciye iltimas geçmek Fiil
tanık getirmek Fiil
gündeme getirmek Fiil
hesaplamak Fiil
birşeyi öne çekmek Fiil
birşeyi öne almak Fiil
nakl-i yekûn
kârın nakli yekunu
bir kalemi yeni devre nakletmek Fiil
rakamları toplayıp dökümünü yapmak Fiil
bakiyeyi nakletmek Fiil
kefil olmak Fiil
(alacaklılar) meydana çıkmak Fiil
navlun malların varışında ödenecektir
ilerlemek Fiil
ummak Fiil
birşeyi dört gözle beklemek Fiil
birşeyi heyecanla beklemek Fiil
bir talepte bulunmak Fiil
teklif öne sürmek Fiil
bir fikir yürütmek Fiil
bir fikir ileri sürmek Fiil
vadeli satmak Fiil
spot vadeli teslim farklılıkları İsim
nakledilen yekûn
harfiyyen tercüme