1. küçük, ufak, daha küçük, küçükçe.
    minor axis: (elipste) küçük eksen.
    a minor fault: küçük
    bir hata/kusur.
    Asia minor: Küçük Asya.
    He left most of his money to his sons, his daughter received only a minor share of his wealth.
    minor order: (Katolik kilisesinde) küçük ruhban sınıfı.
    minor party: küçük parti, temsilci sayısı hükümet politikasını etkilemeyecek kadar az olan parti.
  2. ikince derecede, tâli, önemsiz, küçük rütbeli (kimse).
    The young actress was given a minor part in
    the new play. a minor composer/poet. a minor wound.
  3. ergin olmayan, rüştünü ispat etmemiş (kimse). (bkz: major )

    . Smith minor
    : küçük Smith,
    soyadları Smith olan iki kardeşin küçüğü.
  4. Müzik minör, yarım derece pest sese ait.
    minor key: minör anahtarı.
    minor mode: minör skalası/anahtarı.

    minor triad: küçük üçlü.
  5. (a) azınlık+, azınlığa ait, (b) ergin olmayanlara ait.
  6. tâli/yardımcı ders, öğrencilerin tâli öğrenim konuları (ile ilgili).
  7. Mantık
    minor premise ile ayni anlama gelir. küçük önerme, suğra.
    minor term: küçük terim.
  8. (sporda) ikinci lig.
    the minors: ikinci lig maçları.
    minor league(r) ikinci lig (oyuncusu).
Anadolu İsim, Yer İsimleri
Küçük Asya İsim, Yer İsimleri