1. maksat, niyet, murat, meram.
    for/with the purpose of: … niyetiyle, maksadıyla.
    serve the purpose:
    maksada elverişli olmak, işine gelmek.
  2. amaç, hedef, gaye, tez.
    answer the purpose: amaca/gayeye uygun olmak.
    a novel with a purpose: tezli roman.
  3. azim, karar.
  4. gözönüne alınan konu/nokta/husus.
    come to the purpose: asıl konuya gelmek.
    speak to the purpose:
    yerinde/isabetli konuşmak.
  5. yarar, fayda, işe yarar sonuç.
    to good purpose: faydalı surette, iyi sonuç vererek.
    to no purpose:
    yararsızca, faydasızca, boş yere, nafile, bir işe yaramaksızın.
    to what purpose? faydası ne? ne maksatla?
  6. niyetlenmek, tasarlamak, niyeti/maksadı/gayesi … olmak, kastetmek, murat etmek.
    I had not purposed
    to leave before nightfall.
  7. kararında/azminde olmak, istemek.
amacını gerçekleştirmek Fiil
amacını gerçekleştirmek Fiil
amacına ulaşmak Fiil
amacına erişmek Fiil
sebat etmek Fiil
hedefini aşmak Fiil
parasını boşa harcamak Fiil
iyi olmak Fiil
amacı karşılamak Fiil
gayeye matuf olmak Fiil
istenilen şeyi karşılamak Fiil
birbirinin maksadına aykırı
ters amaçlar gütme
bir şeyin bir amaca yönelik olması
amaç bir şeyi bir amaça yöneltmek Fiil
amaca aykırı düşmek Fiil
bir amaç için yaya kalmak Fiil
kararsız olmak Fiil
bir amacı gerçekleştirmede payı olmak Fiil
iş amacı
hayırseverlik için
tam bu amaç için gelmek Fiil
sadede gelmek Fiil
ticari amaç
ortak amaç
fonu başka bir amaca tahsis etmek Fiil
(US) belediye tüzel kişilerinde
gargaraya getirmek Fiil
gösteri amacı
iki görevi ve kullanışı olan
bir amaç için fon ayırmak Fiil
istisnai hal
vergiden düşülecek masraf
vergiden düşülemeyecek masraf
kamu yararına kullanmak üzere kamulaştırma
amacını gerçekleştirememek Fiil
kararlı
niyetli
belli bir amaca uygunluk
amaca uygunluk
belli bir amaç için
amacına erişmek için
amacını gerçekleştirmek Fiil
amacını gerçekleştirmek Fiil
devlet amacı
devletin amacı
ciddi bir hedefi olmak Fiil
metanetsizlik
sebatsızlık
kararsızlık
müdahalesi işe yaramamak Fiil
yatırım amacı
bu işe yaramaz
(İskoçya) kamu arazisini hayır işlerine devretmek Fiil
bile bile, isteyerek, kasten, mahsus, taammüden.
isteyerek, bile bile, mahsus, kasten.
He tripped me on purpose .
sözde amaç
ortaklığın amacı
propoganda amacı
propaganda amacı
âmme menfaati
reklam amacı
araziyi kamu menfaatine kullanmak Fiil
araziyi kamu yararına kullanmak Fiil
fayda etmek Fiil
yaramak Fiil
işini görmek Fiil
bir amaç için bir kenara para koymak Fiil
reklam amacı
tek amaçlılık, bir tek amaç/gaye peşinde koşma, gizli maksat gütmeme.
yerinde konuşmak Fiil
belirli bir amaç
spekülasyon amacı
bilanço hedefi
(US) bilanço hedefi
azim ve sabat
birinin işine gelmek Fiil
özel bir amaç için yapılmış
boş boş konuşmak Fiil
konu dışına çıkmadan konuşmak Fiil
vergilendirme konusu
boş yere Zarf
boşu boşuna Zarf
boşuna
maksada uygun, tam istenilen, asıl konu ile ilgili.
hayır işleri için kurulmuş vakıf kfı
faydalanmak Fiil
nihai amaç İsim
asıl amaç İsim
inisiyatifsiz
azimkâr değil
teşebbüs kuvveti olmayan
azimsiz
kararsız
sosyal yardımın amacı
belli bir amaca yönelik yapılmış
temsilciliğin amacı
(Br) amaca uygun yapılmış
kredinin amacı
toplantının amacı
ortaklığın gayesi
denetim amacı
kulanım amacı
türlü amaçlı araç
hayatın başlıca amacı
hangi amaçla olursa olsun Zarf
herhangi bir amaçla Zarf
kazanç amacıyla
gayesiyle Zarf
bilgi almak için
vergilendirme amacıyla
Bu amaçla,
genel amaçlı uçak
genel maksatlı uçak
genel maksat torbası İsim, Askerlik
genel amaçlı kurul
genel amaçlı bilgisayar
genel maksatlı ihtiyat akçesi
genel amaçlı ihtiyat akçesi
genel amaçlı program
genel amaçlı program
herkes için geçerli ücret tarifesi
gönüllü yapılan tasfiye sürecinde tasfiye işlemlerini yöneten memur
çok amaçlı işbirliği
özel amaçlı bilgisayar
özel amaçlı fonlar (yalnızca endüstrinin menkûl kıymetlerine yatırılan fonlar İsim
bu direktifin amacı ...dır
bu Direktifin amacı ..
zarar vermek kastıyla