1. İsim, İstatistik açıklık
  2. compass ile ayni anlama gelir. genişlik, vüs'at, bir sesin veya müzik aletinin frekans bandı.
  3. alan, bölge, mıntaka, bir şeyin dağıldığı/işlediği/etkilediği/hareket ettiği sınırlı yer.
    within range
    of vision: görüş alanı içinde.
  4. erim, menzil.
    out of range: menzil dışında.
    This gun has a range of 1500 m.: Bu silahın
    menzili 1500 m dir.
    Their tanks stayed just beyond the range of our big guns.
  5. uzaklık, hedef uzaklığı.
    at a range of … : … uzaklığında.
  6. atış alanı/sahası, poligon.
    a rifle range.
  7. füze uçuş deneme alanı.
  8. tesir sahası.
  9. (uçak, gemi, vb.) menzil, uçuş/seyir menzili/uzaklığı, bir depo yakıtla alınan yol.
    range of a ship:
    bir geminin manzili/ seyir uzaklığı.
  10. İstatistik genişlik: bir dağılımda en büyük ve en küçük değerlerin farkı.
  11. değişim sınırları.
    the range of steel prices. the temperature range.
  12. Müzik (bkz: compass )1 (4).
  13. (haritacılık) iki nirengi noktası arasındaki yatay uzaklık.
  14. arazi sürveyinde bir boylam çizgisinden itibaren herbiri 6x6 millik arazi parçası.
  15. rütbe, mertebe, sınıf, mevki, derece, kademe.
    Higher ranges of the society. There are 3 basic price
    ranges. People in the $30,000-40,000 income range.
  16. sıra, dizi, seri, çeşit.
    a wide range of patterns: bir malın birçok çeşitleri.
    They stock a
    wide range of electrical goods.
  17. Biyoloji bitey/direy alanı, yayılma alanı.
    The range of this flower is northern Europe.
  18. otlak, mer'a.
  19. saha.
  20. dağ zinciri, silsile, sıradağlar.
    mountain range: dağ silsilesi.
  21. fırınlı ocak (gaz, elektrik).
  22. Matematik değer kümesi.
  23. Fiil dizmek.
  24. Fiil sıralamak, sıraya/düzene koymak, tanzim/tertip etmek, düzenlemek, yerleştirmek.
    range the goods neatly in the shop window.
  25. Fiil sınıflandırmak, tasnif etmek, sınıflara ayırmak, sınıfında/safında bulunmak.
    They rangeed themselves
    with the liberals. He rangeed homself with the rebels.
  26. Fiil uzanmak, temadi etmek, uzanıp gitmek.
    The shabby houses ranged along the road.
  27. Fiil yayılmak, dağılmak.
  28. Fiil otlatmak, mer'aya salmak.
  29. Fiil (teleskop) yöneltmek, çevirmek, ayarlamak, kurmak.
  30. Fiil (silah) menzilini bulmak/tespit etmek.
  31. Fiil, Denizcilik (çapa demiri halatını) rahatça boşalacak şekilde düzenlemek.
  32. Fiil (belirli sınırlar arasında) değişmek.
    Prices ranging from $5 to $10. Emotions ranging from smugness to despair.
  33. Fiil menzili (belirtilen miktar) olmak.
    This gun ranges 4 miles: Bu topun menzili 4 mildir.
  34. Fiil (bir yerde) yetişmek, olmak, bulunmak.
  35. Fiil etrafta (amaçsız) dolaşmak, gezinmek.
    The children ranged the hills and walleys. range through the
    forests/over the mountains.
  36. Fiil kapsamak.
    range far: geniş kapsamlı olmak.
    Our conversation ranged over many subjects.
  37. Fiil sınırları (belirtilen miktar) olmak, (belirtilen miktarlar arasında) değişmek/uzanmak.
    The temperature
    ranges from zero to fifty: Sıcaklık sıfırla elli arasında değişir.
menzili dışına çıkmak Fiil
yaş dilimi
poligon
yakından
ateş püskürmek Fiil
geniş aralık
sığır otlağı
göze erimi Bilgi Teknolojileri
emtia piyasasının açılış veya kapanışında sık sık değişik fiyatlar üzerinden muamele görüş (durum menkul değerlerde değişiktir
açılışta alım veya satım muamelesi belli bir emtia için böyle bir fiyat oynamasının herhangi bir noktasında yarayabilir
bol çeşit
su vb almadan bir teknenin belirli bir hızla seyredebileceği en uzun mesafe
tekrar yakıt
etkili menzil
hata menzili İsim
sahra ocağı, seyyar mutfak ocağı. İsim
(a) ateş menzili, menzil, ateşli silahın mermiyi atabildiği en büyük uzaklık, (b) ateş sahası, ateşli
silahlarla atış talimi yapılan yer.
orman bölgesi
frekans sınırı
frekanssınırı
havagazı fırını. İsim
iniş menzili, belirli bir yükseklikten inişe geçen uçağın normal koşullar altında gidebileceği en uzak mesafe.
Avustralyanın doğusundaki dağ silsilesi. İsim
top menzili
poligon Askerlik
top menzili
yaşam alanı: bir hayvan türünün yaşadığı bölge. İsim
mutfak sobası/fırını.
uzun vadeli
uzun menzilli
orta fiyat grubu
vasat fiyat düzeyi
(a) dağ silsilesi, (b) sıradağlar, (c) dağlık bölge.
(borsadaki kurlar) ufak iniş çıkışlar göstermek Fiil
fiyat yelpazesi
fiyat düzeyi
fiyat aralığı
belirli bir tip ürün için en düşük ile en yüksek fiyat arasındaki fiyatlar
ürün gamı İsim, Sanayi ve Zanaatler
bir firmanın mevcut ürünlerinin tam listesi
ürün yelpazesi İsim, Sanayi ve Zanaatler
kalite çeşidi
poligon, atış poligonu/sahası.
roket menzili
roket erişimi
maaş düzeyi
maaş derecesi
atış menzili
atış poligonu İsim
poligon İsim
atış mesafesi
hız limiti
borsa satış hareket serbestliği
hedefine isabet ettirememek Fiil
değer aralığı
görüş mesafesi
görsel ve işitsel mesafe
görsel ve işitsel mesafe
ses perdesi İsim
geniş çapta
çok çeşitli
zengin çeşitli
aynı sırada olmak Fiil
10 ile 20 arasında olmak Fiil
birşeyden birşeye kadar kapsamak Fiil
birşeyle birşey arasında değişmek Fiil
birşeyle birşey arasında değişiklik göstermek Fiil
otlak hayvanı
kıyı kıyı gitmek Fiil
kıyı boyunca gitmek Fiil
her yere dağılmak Fiil
telemetre, erim bulucu, gözlemci ile hedef arasındaki uzaklığı ölçen alet. İsim
5 markla 10 mark arasında olmak Fiil
birşeyle birşey arasında değişmek Fiil
birşeyle birşey arasındaki her şeyi kapsamak Fiil
birşeyden birşeye uzanmak Fiil
birşeyden birşeye kadar kapsamak Fiil
birşeyle birşey arasında değişiklik göstermek Fiil
çiftlik arazisi
sıra fenerler, çifte silyon fenerleri, kanalı gösteren fener(ler).
leading light ile ayni anlama gelir.
bir sesin perdesi İsim
uygulama alanı İsim
(motor) gücü
müşteri sınıfı
yayılma alanı
deneyim alanı
mal çeşitleri İsim
bilgi alanı
model çeşidi
sıradağlar İsim
örnek çeşidi
fiyat çeşidi
ürün çeşitleri İsim
ürün yelpazesi İsim, Sanayi ve Zanaatler
ürün gamı İsim, Sanayi ve Zanaatler
hizmet çeşitleri İsim
boy çeşitleri İsim
geçerlik alanı
işleri düzene koymak Fiil
birinin tarafını tutmak Fiil
düşmanın tarafını tutmak Fiil
düşmanla bir olmak Fiil
geniş bir alana yayılmak Fiil
atlı bekçi. İsim
koru/çiftlik bekçisi. İsim
kovboy. İsim
birşeyi taramak Fiil
birşeyi arşınlamak Fiil
birşeyi bir uçtan öbür uca katetmek Fiil
kıyı kıyı gitmek Fiil
kafilenin geçtiği yol boyunca dizilmek Fiil
aynı sırada bulunmak Fiil
büyük yazarlar düzeyinde olmak Fiil
caddeye cephesi olmak Fiil
çok çeşitli ...ler Sıfat
yıllık ısı dereceleri İsim
'lik bir alanda
her türlü bankacılık ve mali hizmetler İsim
bütün örnek çeşitleri İsim
cömert sosyal yardım olanakları İsim
zengin mal çeşidi olmak Fiil
stokta en zengin mal çeşidini bulundurmak Fiil
politika alanında
mal çeşitlerinde artış
mal çeşitlerinde artış
orta menzilli füze
uzun menzilli silahlar
uzak mesafe bombardıman uçağı
uzun mesafe sivil uçak
uzak mesafe haberleşme
uzun mesafe yön tayini
uzak mesafe avcı uçağı
uzun vadeli tahmin
uzak mesafe seyri
uzun vadeli planlama
uzun menzilli silah
orta menzilli bombardıman uçağı
orta menzilli bombardıman uçağı
kısıtlı seçim olanağı
optik telemetre
kısa menzilli uçak
kısa vadeli plan
stoktaki bütün mal çeşitleri İsim
tüm hizmetler İsim
geniş ilgi alanı