1. Sıfat genç.
    A young girl/plant /country.
  2. Sıfat yeni.
  3. Sıfat gençlik.
    in one's young days: gençlikte, gençlik günlerinde.
  4. Sıfat küçük, yaşı ilerlememiş.
  5. Sıfat küçük.
    the young Mr. Smith.
  6. Sıfat körpe, taze.
    young vegetables.
  7. Sıfat toy, tecrübesiz.
  8. İsim gençler.
    the game for young and old.
  9. İsim yavru, civciv, çocuk.
    a mother hen and her young . The lion fought to protect her young. the young of the elephant.
genç bir yazarı koruması altına almak Fiil
genç yaşta ölmek Fiil
büyük lü küçüklü
yaşlısı genci
herkes
gençlik
gencecik
gebe, hâmile (dişi hayvan için kullanılır).
genç yetişkin hesabı (bazı perakendeci kuruluşların genç yetişkinleri yararlandırdığı sınırlı miktarda döner kredi
herkes, genç/ihtiyar.
hayvan yavrusu
yavru
gençlik, genç fikirler, gençlerin tutumu/eylemi. İsim
tosun
piliç
gençlik yılları İsim
hyson
yeni kurulmuş kurum
genç bayan. İsim
hanım kız. İsim
genç kız. İsim
sevgili, yavuklu, nişanlı. İsim
genç, delikanlı. İsim
nişanlı, sevgili. İsim
genç suçlu
genç yaşlı (pazarlamacıların dilinde , 55-75 yaşları arasındaki tüketiciler grubu
çocuk.
(hayvan) yavru.
Genç Parti Özel Isim, Siyasi Partiler
gençlik
gençler
(Br) genç
delikanlı
fidan
genç gemici
fidan
Turk ile ayni anlama gelir. Genç Türkler cemiyeti üyesi.
Genç Türk. İsim
devrimci: bir kurum/toplum içinde köklü reform ve ıslahat taraftarı. İsim
işsiz gençler İsim
genç kadın
yaşına göre tecrübeli.
(a) kızgın gençler: 1950 sonlarından beri İngilterede törelere ve topluma karşı şiddetli hoşnutsuzluk
göstererek isyan eden genç yazarlar grubu, (b) âsi/isyankâr kimse.
küçük yaşlarda Zarf
genç yaşta Zarf
genç bir kız için iyi kısmet olmak Fiil
hoppa delikanlı.
yetenekli genç kişilerin kokusunu almada becerikli olmak Fiil
duygusal genç kadın
hassas hanım kız
bir genci iş hayatına atmak Fiil
genç okurların da anlayacağı şekilde