complacency

  1. Noun rehavet
  2. Noun gönül rahatlığı, iç huzuru, halinden memnun olma.
  3. Noun kayıtsızlık, ilgisizlik, bigânelik.
    the government's complacence = complacency about the current economical crisis.
  4. Noun kendini beğenmişlik, gurur.
  5. Noun hoşgörü, müsamaha, gözyumma.
hükümeti kayıtsızlıkla suçlamak Verb