debt

  1. Noun, Economics borç
  2. Noun borç.
    a debt of $5: 5 dolar borç.
    to pay/discharge one's debt: borcunu ödemek.
    to be
    in debt: borçlu olmak.
    to be head over ears (= up to the eyes) in debt: boğazına kadar borçlu olmak, uçan kuşa borçlu olmak.
    How much am I in your debt? Size borcum ne kadar?
    to be $10 in debt: 10 dolar borcu olmak.
    be/get out of debt: borçtan kurtulmak.
    run into debt = contract a debt: borca girmek.
    funded/bonded/consolidated debt: muntazam borçlar, senetlere bağlanmış borçlar.
    doubtful debts: tahsili şüpheli borçlar.
    floating debts: vadeli borçlar.
    good debt: sağlam borç, tahsili kat'î borç.
    national/public debt: kamu borçları, devlet/amme borcu.
    outstanding debt: ödenmesi gereken/vadesi gelmiş borç.
    balance of a debt: borç bakiyesi, kalan borç.
  3. Noun minnettarlık, şükran, manevî borç/yükümlülük.
    a debt of gratitude: minnettarlık, şükran borcu.

    debt of honor: (a) namus/şeref borcu, (b) kumar borcu.
  4. Noun borçlu olma, borçlu (durum).
    His gambling losses put him deeply in debt.
  5. Noun alacak.
    bad debt: tahsili kabil olmayan alacak, (tahsili) şüpheli alacak.
    transfer a debt:
    alacağını başka birine havale etmek.
  6. Noun, Theology günah, kusur, kabahat.
borçlu Noun, Civil Law
boyunu aşan suya girmek Verb
toplam borç Noun, Accounting
borçluluk Noun, Accounting
borç bakiyesi bırakmak Verb
borcunu ödeme
kesin ödenecek borç
faal borç
miras borcu
mirasçının borçu
mirasçının borcu
önce kazanılmış hak
daha önceki borç
alacak için haczetmek Verb
banka borcu
zamanaşımına uğramış borç
bloke alacak
tahvil borcu
tahville merbut borç
tahvil borcu
tahville temsil edilen borç
senetli borç
defterdeki alacaklar
defter deki alacaklar
tahsil edilmemiş alacaklar
nakit borç Noun
kefalet borcu
takas borcu
borcu karşılamak için meydana getirilen menkul veya gayri menkul rehin
maddi teminat
bir borca karşı verilen ayni teminat
bir borca karşı verilen aynı teminat (borcu karşılamak için meydana getiril
ticari borç
karı ve kocanın ortak borcu
şirket borçu
konsolide borç Noun
konsolide borçlar
vadesi uzatılmış borç
sonunda ödenecek olan alacak
sözleşme borcu
hisse senedine çevrilebilir borç
devlet borçu
cari borç (kısa vadeli , genellikle bir yıl içinde ödenmesi gereken borç
cari borç
tahvil borcu
müeccel borç
tahsil edilemeyen borç
ödenmiş borç
şüpheli alacak
muaccel borç
toplam borçlar
mevcut borç
dış borç
dış açık
(Br) belirli bir vadeye bağlanmamış kamu borçları Noun
(Br) dalgalı borç
dalgalı borç (esas itibariyla kısa vadeli hazine bonolarından oluşan kamu b
esas itibariyle kısa vadeli hazine bonolarından oluşan kamu borcu
dış borç
vadesi henüz gelmemiş borç
devlet borçu
artan borç
ipotek teminatlı borç
faiz getiren borç
iç borç
iç borç (devlet borcunun ülke içinden sağlanan kısmı
(Br) iç borç (kamu borçlarının , dış borçtan farklı olarak İngiltere'de sağlanan bölümü
iç borç
ortak borç
ilamlı alacak Noun, Law
mahkemece tanınan borç Noun
kanuni borçlar
kanuni geçerli borç
mahkeme marifetiyle tahsil edilebilecek borçlar
vadesi gelmiş alacaklar
vadesi gelmiş alacak
ödenmiş borçlar
miktarı belirli borç
üretken borç (İngiltere'de sağlanan gelirin okul , hastane , ev vb yapımı ya da kamu kesimine ait sanayilere
kredi amaçlarına yönelik olarak kullanıla
(bilanço) uzun vadeli borçlar
uzun vadeli borç
vadesi gelmiş alacak
muaccel borç
para borcu
nakit borç
net borç
sıkıştıran borç
ödenmemiş borçlar
ödenmemiş borç Noun
borç bakiyesi Noun
kapatılmamış hesap
dış borç
dış borç
ödenen borç
rehinli alacak
faiz ödemeli toplam para miktarı
bir ülkenin merkezi hükümeti tarafından borç alınan
ödenmeyecek borçlar
(Br) rüçhanlı borç (iflasta diğer borçlardan önce ödenmesi gerekli borçlar
rüçhanlı borç
(US) öncelikli borç
(bankacılık) birinci derecede ipotek
zamanaşımına uğramış borç
özel borç
rüçhanlı borç
(iflas) beyan edilmiş borçlar
kanıtlanabilir borç
iflasta kanıtlanmış borç
(İskoçya) vadesi gelen borç
karşılıklı borç
geri alınabilir borç
ertelenmiş borç
bakiye borç
öncelikli borç
kısa vadeli borç
muvazaalı borç
küçük borç
herhangi bir zaman tahsil edilebilecek alacak
senetli borç
senet borcu
büyük borç
zamanaşımına uğramış borç
zamanaşımına uğrayan borç
kanunun öngördüğü süre içinde tahsil edilmemiş borç Noun, Law
kabaran borç
vergi borcu Noun, Taxation-Customs
bütün borç
ticari borç
ödenmemiş borç
vadesi gelmemiş borç
konsolide olmayan borç
(Br) hazine bonoları Noun
belirli vadeli uluslararası krediler ve dış ülkelerden alınan krediler gibi esas itibariyle kısa vadeli kamu borçları Noun
konsolide borç
teminatsız alacak
adi alacak
büyük borç
kumar borçu
kumar borcu
savaş borcu
boğucu borç
toptan borç
borçsuz
borç bakiyesi Noun
uluslararası bir borçlu borcunu ödemediğinde
borç bombası Noun
meriyetten kalkan borç defteri
borç yükü
borç talebi
borç tahsili
borç tahsilatı
alacak tahsildarı
borç tahsildarı
borç görüşmesi
borcun tahvili
borç tahvili
borç iskontosu (bankadan alınan para ile borçlanılan ve faiz ilavesiyle olu
bankadan alınan para ile borçlanılan ve faiz ilavesiyle oluşan miktar arasındaki fark
vadesi gelmiş alacak
vadesi gelmiş borç
borç finansmanı Noun, Economics
borç konsolidasyonu
borç limiti
borç tavanı
borç verilecek veya alınacak paranın en yüksek haddi
(özel idare muhasebesi) borç limiti
borç tasfiyesi
borç yönetimi
milli borcun
milli borcun tedavüldeki parayı artırmada kullanılma süreci Noun, Economics
borçlu bulunulan meblağ
ödenilen borçlar
ödenecek borç
borcun anası Noun
borç piramidi
ödünç alan
borç alan
borçların yeniden ayarlanması
bir borçu ödemek için yeniden borçlanma
bir borcu ödemek için yeniden borçlanma (bir tahvil borcunu ödemek için yeniden tahvil çıkarma
bir borca ilişkin yeni bir ödeme planı yapılması
borcun itfası Noun
borcu giderek azaltma
bir şirket borcunun kısım kısım ödenmesi
borç kanıtlayan sabit obligasyonlar Noun
borç itfa hizmeti
borç servisi
bir borcun faizinin ödenmesi
borçlu taraf
borcun yeniden ayarlanması