entrench

  1. Verb hendek/siper kazmak, hendekle/siperle kuşatmak/takviye etmek.
  2. yerleştirmek, güvene/emniyete almak, saklamak.
    He entrench = intrenched him behind the newspaper.
    Safely entrench = intrenched behind the undeniable facts.
  3. (başkasının hakkını) çiğnemek, tecavüz etmek.
    to entrench = intrench on the rights of another. Do
    not entrench = intrench upon the rights of others.
  4. (a) sabit, değişmez, sağlam, yerleşmiş (töre, inanış, âdet, hak vb.), (b) hendeklerle çevrili (savunma mevzii).
  5. hendek/siper kazan kimse.
  6. (bkz: intrenching tool ).
  7. (a) hendek/siper kazma, (b) hendek, siper, (c)
    entrench = intrenchs: tabya, metris, istihkâm
sipere girmek Verb
birinin haklarına tecavüz etmek Verb