farsighted

  1. Adjective uzağı iyi gören.
  2. Adjective hipermetrop, uzaktaki cisimleri yakındakilerden iyi gören.
  3. Adjective sağgörülü, basiretli, uzağı/ileriyi gören, öngörülü, dûrendiş, müdebbir, gelecekte olacakları önceden
    tahmin eden.
    a farsighted statesman.
ileri görüşlü
(a) uzağı gören, hipermetrop, (b) ileriyi gören, basiretli, 3.
near/short-sighted: (a) yakını
gören, miyop, (b) ileriyi göremeyen, basiretsiz.