learning

  1. Noun, Psychology öğrenme
  2. Noun bilgi, ilim, irfan, malûmat.
  3. Noun öğrenim, öğrenme, bilgi edinme.
  4. Noun, Psychology öğrenme : eğitim, alıştırma ve deneme ile davranışın değiştirilmesi.
ezbere dayalı Adjective, Education-Training
bilgi hazinesini genişletmek Verb
önceki öğrenilenlerin akreditasyonu (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
bilgili adam olmak Verb
kitaptan öğrenme, mütalea, tetebbu. Noun
öğrenim, tahsil.
She thought that the common sense was just as important as book learning: Sağduyunun
da öğrenim kadar önemli olduğu kanısındaydı.
Noun
öğrenim merkezi
öğrenim merkezi
aydınlar dünyası Noun
telafi edici öğrenme (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
eğitim düzeyi
kültür (eğitim) düzeyi
Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Noun, Organizations
çok okumuş olduğunu göstermek Verb
uzaktan eğitim
zihnini boş bilgiyle doldurmak Verb
Ömür Boyu Ögrenmeye Yönelik Avrupa Nitelik Belirleme Çerçevesi Noun, Education-Training
deneyimsel öğrenme (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
örgün öğrenme (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
yüksek öğrenim/tahsil. Noun
hümanistik öğretim
gayrıresmi öğrenme (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
dil öğrenimi Education-Training
gizil öğrenme.
yalnız kitaplardan öğrenilmiş bilgi
ömür boyu öğrenme (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
çok yönlü öğrenme (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
makine öğrenimi
özeğitimli makine
yaygın öğrenme (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
gözlemle öğrenme
açık öğrenme (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
çiftli öğrenim: yabancı dil vb. öğreniminde biri diğerini çağrıştıracak sözcükleri birlikte belleme. Noun
algısal ögrenme.
yedi tulâ sahibi
âlimi kül
her şeyi bilen
derin bilgi
önceki öğrenilenlerin tanınması (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
ilim irfan yuvası Noun
yarı-eğiticili öğrenme Noun, Software
öğrenim düzeyi
eğiticili öğrenme Noun, Software
çağdaş bilim
hümanizma çağı
eğiticisiz öğrenme Noun, Software
dolaylı öğrenme, gözlemleyerek öğrenme Noun, Education-Training
öğrenme başarıları (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
öğrenme kazanımı (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
öğrenme kazanımları (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
yaparak öğrenme (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
sınama ve yorulma yoluyla öğrenme
kullanarak öğrenme (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
öğrenme yeteneği
öğrenen topluluk (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
öğrenme içeriği (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
öğrenme eğrisi (yeni bir işi yapmadaki gelişme oranı
öğrenme güçlüğü Noun, Psychology
öğrenme kolaylaştırıcısı (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
diller öğrenme
ders öğrenme
öğrenen kuruluş (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
öğrenme sonuçları (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
öğrenme yönü (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
öğrenme yolu (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
öğrenme süreci
öğrenme bölgesi (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
öğrenme sonuçlarının akreditasyonu (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
öğrenme sonuçlarının değerlendirilmesi (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
öğrenme sonuçlarının belgelendirilmesi (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
dil öğrenmede büyük yeteneği olmak Verb
dil öğrenmede büyük yeteneği olmak Verb
dil öğrenmeye çok yatkın olmak Verb
bireysel öğrenme hesabı (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
bir vakanın gerçeklerini öğrenmek için soruşturma yapmak Verb
öğrenme sonuçlarının tanınması (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
öğrenme sonuçlarının transfer edilebilirliği (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
öğrenme sonuçlarının doğrulanması (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
Hayatboyu Öğrenme Programı Genel Koordinatörlüğü Noun, Organizations