president

  1. Noun, Politics-Intl. Relations cumhurbaşkanı
  2. Noun, Politics-Intl. Relations reis-i cumhur
  3. Noun Başkan, Cumhurbaşkanı, Reis, Reisicumhur, Cumhur Reisi.
    the president of France: Fransa Cumhurbaşkanı.
  4. Noun (kurumlarda) başkan, şef, âmir.
    the president of the Board of Trade: İngiliz Ticaret Bakanı.
  5. Noun kolej ve üniversitelerde) baş yönetici, rektör, müdür.
yokluğunda başkana vekalet edecek başkan vekili
başkana vekâlet eden şahıs
yokluğunda başkana vekâlet eden başkan vekili
birlik başkanı
banka başkanı
baro başkanı Noun, Law
başkan seçilmek Verb
yönetim kurulu başkanı Noun, Management
reislik etmek Verb
şirket başkanı
başkan olmaya razı olmak Verb
şirket yönetim kurulu başkanı
başkan vekili Noun, Public Administration
başkanın seçimi
başkan seçimi
bir başkanın seçimi
ağırlama kısmı başkanı
icra kurulu başkanı Noun, Management
idari başkan yardımcısı Noun, Management
Başyaverlik Noun, Organizations
grup başkanı Noun, Management
fahri başkan
bir kolej müdürünü makamına getirmek Verb
kadın başkan
kadın cumhurbaşkanı
kadın başkan
Başkana boyun eğmek Verb
birini başkanlığa getirmek Verb
yönetici başkan
divan başkanı Noun, Management
başbakan
yeni başkan
başkanlık makamı
(US) Başkanlık makamı
parti başkanı
sabık başkan
daimi başkan
daimi (ömür boyu) başkan
sandık başkanı Noun, Politics-Intl. Relations
başkandan sonra gelmek Verb
doğrudan başkana bağlı olmak Verb
(iktidar) başkanda olmak Verb
başkan yardımcısı
ikinci başkan
seçimle iş başına gelmiş başkan
seçilmiş ama henüz görevi devralmamış başkan
mahkeme başkanı
(US) bir limited şirketin genel müdürü
cumhurbaşkanı
sendika genel sekreteri
üniversite rektörü
yönetim kurulu başkanı Noun, Management
(Br) Milli Eğitim Bakanı
(Br) Ticaret Bakanı
Avrupa Komisyonu Başkanı
Avrupa Parlamentosu Başkanı
icra kurulu başkanı Noun, Management
MİT Müsteşarı Noun, Public Administration
meclis başkanı Noun, Central Government
ABD Başkanı Noun, Politics-Intl. Relations
grup başkan yardımcısı Noun, Management