prison

  1. Noun, Law cezaevi
  2. eşek cenneti (argo)
  3. Noun cezaevi, tutuk evi, hapishane, tevkifhane, zindan, kodes.
    prison breaker: hapishane kaçağı.
    put
    in prison = send in prison: hapsetmek.
  4. Noun (bkz: imprisonment )
ağırlaştırılmış ömür boyu hapis Noun, Criminal Law
hapis cezasını para cezasına çevirmek Verb, Law
yüksek güvenlikli cezaevi Noun, Law
mahpus Noun, Law
yarı açık cezaevi Noun, Law
hapiste olmak Verb
içeride olmak Verb
hapishaneye gönderilme hükmü giymek Verb
hapishaneden kaçma
hapisaneden kaçma
hapishaneden kaçmak Verb
hapisten kaçmak Verb
hapise götürmek Verb
hapse atmak Verb
birin hapse tıkmak Verb
birini hapse atmak Verb
birini hapse göndermek Verb
birini hemen hapse atmak Verb
kapalı ve açık ceza infaz kurumu Noun, Law
kapalı cezaevi Noun, Law
birini hapse göndermek Verb
hapsetmek Verb
hapse mahkûm etmek Verb
hapishane
cezaevi
(Br) hapishane
hapishaneye gönderilmeyi hak etmek Verb
hapisten tahliye etmek Verb
hapishaneden tahliye
hapsi boylamak Verb
hapisten firar
hapisten kaçma
hapishaneden kaçmak Verb
hapisten kaçmak Verb
hapisten kaçmak Verb
(Londrada eski) borçlular hapishanesi. Noun
forsa gemisi
hapishaneyi boylamak Verb
hapishaneye gitmek Verb
hapse göndermek Verb
yüksek güvenlikli cezaevi Noun, Law
yüksek güvenlikli ceza infaz kurumu Noun, Law
ıslahhane
birini hapiste tutmak Verb
birine hapsi boylatmak Verb
hapiste çürümek Verb
hapishanede çürüyüp gitmek Verb
hapishane de çürüyüp gitmek Verb
hapiste yatmak Verb
askerî ceza infaz kurumu Noun, Law
firar etmiş
inzibatsız hapishane.
hapishaneden tahliye emri
birinin hapisten tahliyesini emretmek Verb
hapishaneden tahliye emri
hapse atmak Verb
birini yeniden hapse atmak Verb
hapishaneden tahliye
hapishaneden tahliye etmek Verb
birini hapishaneden tahliye etmek Verb
tevkifhane
tutukluevi
hapisten kaçmak Verb
yarı açık cezaevi Noun, Law
birini hapse göndermek Verb
hapse gönderme
birini hapse tıkmak Verb
hapiste kalmak Verb
hapishaneye mektup kaçırmak Verb
devlet hapishanesi
(US) bir eyalete özel ağır ceza hapishanesi
siyasi tutuklulara özel hapishane
siyasi tutuklu hapishanesi
hapishaneye sevketmek Verb
hapishaneye götürmek Verb
birini hapse atmak Verb
birini hapse atmak Verb
(hapishaneden) tahliye edilme
hapsi boylama
tutuklanma
F Tipi Kapalı Cezaevi Proper Name, Law
(US) hapishane müdürü
kendini hapiste bulmak Verb
hapishaneden kaçma
hapisten kaçma
hapishane kaçkını
cezaevi kaçkını
hapishane kaçağı
hapisten kaçma
hapishane binası Noun
esir kampı
hapishane hücresi
hapishane reviri
hapishane görevlileri Noun
hapishane müdürü
hapishaneden firar
hapishaneden kaçma
teminat akçesi
hapishane giysisi
hapishane müdürü
(Br) hapishane müdürü
gardiyan
hapishane hastanesi
hapishane
hapishanede bulunan kimse
hapishane de bulunan kimse
mahkum kıyafeti Noun
hapishane çalışması
hapishane memuru
hapishane sicili
hapishane reformu
hapishane ayaklanması
hapis cezası Noun, Law
cezaevi personeli Noun, Public Administration
hapis cezası süresi
hapis cezası Noun, Criminal Law
hapis süresi
hapis müddeti
hapishane üniforması
hapishane arabası Noun
(Br) tutukevi pikabı
hapishane koğuşu
(US) hapishane müdürü
hapishane gardiyanı
(US) hapishane gardiyanı
hapishane deki bakım
hapishanedeki bakım
inzibatsız hapishane.
açıkhava hapishanesi
mahkûmların hapishane de yaptıkları eşyalar
mahkûmların hapishanede yaptığı eşyalar
hapishane atölyesi
hapishane atelyesi
cezaevi avlusu
hapishane avlusu
üç aydır hapiste duruşma için beklemek Verb
kodese tıkılmak Verb
zindan olmak Verb
çocuk kapalı ceza infaz kurumu Noun, Law
hapis cezalarının infazı Noun, Law
pis hapishane hücresi
hırsızlıktan içeri girmek Verb
ağır hapis Noun, Law
ağır hapis cezası Noun, Law
bir mahpusu yeniden hapse göndermek Verb
kısa vadeli hapis cezası
bir hapis mahkûmiyetini tecil etmek Verb
hapis hükmü giymek Verb
hapse mahkûm etmek Verb