property

  1. Noun, Law mal
  2. Noun, Civil Law eşya
  3. Noun servet, varlık.
    a man of property: varlıklı adam.
  4. Noun mal.
    That's my property: O benim (malım)dır.
  5. Noun mülk, emlâk.
    property tax: emlâk vergisi.
    property-developer: emlâk geliştirmeni.
    property-development:
    emlâk geliştirimi.
    property market: emlâk piyasası.
    property owner: mülk sahibi.
    property qualification: bir kimseye oy hakkı sağlayan mülk sahipliği.
  6. Noun arazi (çiftlik, tarla, arsa vb.).
    He owns some property out west.
  7. Noun iyelik, mülkiyet.
  8. Noun kamu iyeliği.
  9. Noun yasal haklar, telif hakkı vb.
  10. Noun özellik, nitelik, hususiyet, vasıf.
    Soap has the property of removing dirt.
  11. Noun mahiyet, tabiat.
  12. Noun, Theatre sahne donanımı.
    property man = propman = prop man: donatımcı, sahne donanımı yapan/sağlayan kimse.

    property master: baş donatımcı.
    property room: donatımlık korunağı/odası.
kendi malının yegâne sahibi olmak Verb
kendi malınin yegâne sahibi olmak Verb
malı mülkünün tümünün hâkimi olmak Verb
ancak mal varlığından sorumlu tutulmak Verb
Evlilikte Mal Rejimlerine Uygulanacak Hukuka İlişkin Sözleşme Noun, International Law
malını mülkünü devretmek Verb
terk edilmiş mallar Noun, Civil Law
malını elden çıkarmak Verb
malıni mülkünü mirasçılar arasında paylaştırmak Verb
malını mülkünü mirasçılar arasında paylaştırmak Verb
malını mülkünü mirasçılar arasında paylaştırmak Verb
gayri menkule ipotek koymak Verb
emlakine el konulması
malını mülkünü birine devretmek Verb
sınai haklar Noun, Civil Law
fikri haklar Noun, Civil Law
parasını emlaka yatırmak Verb
Fikri mülkiyet haklarının ve benzer ürünlerin leasingi (Telif hakkı alınmış olan çalışmalar hariç) (NACE kodu: 77.4) Noun, Trades-Professions
Fikri mülkiyet haklarının ve benzer ürünlerin leasingi (Telif hakkı alınmış olan çalışmalar hariç) (NACE kodu: 77.40) Noun, Trades-Professions
malını eşine bırakmak Verb
malını karısına bırakmak Verb
malını mülkünü har vurup harman savurmak Verb
menkul eşya rehin etmek Verb
malını rehin etmek Verb
menkul eşyayı rehnetmek Verb
mülkünü paraya çevirmek Verb
malından feragat etmek Verb
mülkünden vazgeçmek Verb
mülkünden feragat etme
malını mülkünü eritmek Verb
bütün malını mülkünü karısının üstüne yapmak Verb
bütün malını mülkünü karısına bırakmak Verb
malıni mülkünü vasiyetle bırakmak Verb
malını mülkünü vasiyetle bırakmak Verb
emlakini temlik etmek Verb
sahipsiz mülk
kişinin taşınır mallarda aynı zamanda bunların işgalinde yegâne ve münhasır hakkı olduğu mal
mallanmak Verb
mülk iktisap etmek Verb
bitişik mülk
herhangi bir ürünün özgün değeri
ipotekli gayri menkul
toplam mal mülk
yabancının malı
dernek malı
üzerinde kullanım hakkı olan mülk
üzerinde intifa hakkı olan mülk
üzerine inşaat yapılmış arsa
ipotekli mülk
ticarî mülkiyet
ticari mal
ticari amaçla kullanılan mülk
karı-koca arasında mal ortaklığı rejimine tabi mallar
karı-kocanın ortak malları Noun
(US) kamulaştırılmış mülk
istimlak edilmiş mülk
müsade edilmiş mal
el konulmuş mal
yedek sermaye
(US) şirket malı
şirket mal varlığı
maddi mallar
gözle görülebilen ve elle tutulabilen şeyler
mülkün haksız olarak üstüne oturmak Verb
bir mülkün haksız olarak üstüne oturmak Verb
hazine malı
kültür varlığı
borçlunun malvarlığı
servet bildirmek Verb
bir mülkü işaretlemek Verb
rehin olarak tutulabilecek mülk
alacaklıların emrine amade malvarlığı
drahoma
merkezi yerde bulunan emlak
vergiye tabi mülk
aile malları Noun
mahlul kalan mülk
mal mülk
rehnedilemez mülk
fabrika arazisi
aile malı
gayri menkul
eski mal sahibi
(Br) sermaye varlığı
sermaye serveti
gelecekte elde edilecek emlak
gelecekte iktisap edilecek mülk
üzerinde külfet veya mülkiyet olmayan mülk
üzerinde herhangi bir hak tesis edilmemiş mülk
üzerinde külfet ve mülkiyet olmayan mülk
devlet malı
politik destekleyicilerine çekici gelen ve kendisine umut bağlanan aday
gayri menkul ev
ıslah edilmiş gayrimenkul
iyileştirilmiş gayrimenkul
şahsi mal
sınai tasarım hakları ve markalar
sınaî mülkiyet
sanayii gayrimenkulü
gayri maddi mülkiyet
fikri mülkiyet
ortak mülk
ortak mal mülk
mülkü kiraya vermek Verb
kiralanmış mülk
kiralanmış emlak
kira hakkı (kira karşılığında belirlenmiş bir süre için sahip olunan ve kullanılan arazi ve bina üzerindeki hak
borçlunun haczi kabil olan malları Noun
fikir hakları Noun
fikri haklar
kayıp eşya
eşya mülkiyeti
annenin malı mülk
annenin malı mülkü
ordu malı
maden ocağı mülkü
kayıp eşya
menkul ve gayrimenkul mülk
hem de gayri menkul özelliklerini taşıyan eşya
menkul ve gayri menkul mülk
(US) menkul eşya
menkul mallar
belediye emvali
belediyeye ait mülk
devlet malı
bitişik mülk
tarafsız bir devlette bulunan mülk
üzerinde hukuki külfet olan mal varlığı
başlangıçtaki malvarlığı
mahfuz mallar
patentli mal
baba malı
kişisel mülk
şahsi menkul eşya
rehnedilmiş menkul eşya
rehin edilmiş mal
özel mülkiyet
kamu mülkiyeti
servetini beyan etmek Verb
bütün borçları ödedikten sonra kalan mamelek
bir mülkü geri devretmek Verb
kurtarılan mallar
kurtarılmış eşya
karı veya kocanın ortaklık veya birlik dışındaki yalnızca kendine ait olan eşyası Noun
(US) karı-kocanın mal ayrılığı
aile malları Noun
kıymetli mülk
küçük mülk
sonradan edinilen mülk
sınırlı bir zaman için olan mülkiyet
değerli eşya
boş duran gayri menkul
boş duran gayrimenkul
primlerin bir emlak fonuna yatırıldığı ve bir hayat sigortası şirketinin ihraç ettiği tahvil
araziyi küçük parçalara bölmek Verb
mal sigortası (bu sınıf yangın sigortası ile hırsızlık , emniyeti suiistimal ve tali rizikoları kapsar
servet kontrolu
emlak işi
arazi iyileştirmesi
tüm mal varlığı
mal varlığı
gerçek gelir
mülk sigortası Noun
gayrimenkul sigortası Noun
servetteki pay
gayri menkul büyük defteri
gayrimenkul büyük defteri
servet vergisi
arazi hududu
mal kaybı
emlak piyasası
gayri menkul firması
mülk sahibi
mal sahibi
gayrimenkul sahibi
emlak fiyatı
emlak listesi
tapu sicili
gayri menkul geliri
gayrimenkul geliri
mülkiyet hakları Noun
emlak satışı
emlak vergisi