swallow

  1. Noun, Animal Species kırlangıç
  2. yutmak.

  3. swallow up: içine almak, içinde kaybetmek, yutup yoketmek.
    The crowd swallowed him up.
  4. yutmak, safiyane inanmak, bir sözün doğru olup olmadığını araştırmadan kabul etmek.
    swallow a story:
    anlatılana safiyane inanmak.
    swallow hook, line and sinker = swallow it whole: (yalanı, mübalâğayı vb.) olduğu gibi yutmak, tamamıyla inanmak/kanmak.
  5. itirazsız kabul etmek, sineye çekmek, katlanmak, tahammül etmek.
    to swallow an insult: hakareti sineye çekmek.
  6. (hıçkırık/kahkaha/heyecan vb.) zaptetmek, tutmak, bir tarafa bırakmak, boğmaya çalışmak.
    swallow one's
    tears: gözyaşlarını zaptetmek.
    swallow one's pride: gururunu bir tarafa bırakmak.
  7. (sözünü) geri almak.
    swallow one's words: sözünü geri almak,
    argo tükürdüğünü yalamak.
  8. homurdanmak, (sözü) ağzında gevelemek.
  9. yutma.
  10. yudum.
    drink something at one swallow: bir yudumda içmek.
  11. boğaz, yutak.
  12. Maritime Traffic
    crown, throat ile ayni anlama gelir. makara yivi, makaradan halatın geçtiği yer.
  13. Noun, Zoology kırlangıç
    (Hirundinidae).
    bank swallow: kum kırlangıcı
    (Riparia riparia),
    barn
    swallow: kır kırlangıcı
    (Hirundo rustica),
    chimney swallow: baca kırlangıcı
    (Delichon urbica),
    red swallow: kızıl kırlangıç
    (Hirundo daurica).
sözünü geri almak,
k.d. tükürdüğünü yalamak.
razı olmak Verb
(US) bir şeye katlanmak Verb
acısını çekmek Verb
sözlerini yalanlamak Verb
ağzında büyümek Verb
hoşa gitmeyen şey, yenir yutulur şey değil.
tarla kırlangıcı
(Hirundo rustica).
tarla kırlangıcı
(Hirundo rustica).
(a)
Brit. barn swallow, (b)
ABD chimney swift.
kaya kırlangıcı
(Petrochelidon pyrrhonota): sarp kaya ve duvarlara çamurla yuva yapan bir tür
K. Amerika kırlangıcı.
mud dauber ile ayni anlama gelir.
Noun
kızıl kırlangıç
(Hirundo daurica). Sırtı mavi-kara, karnı ak ve yer yer kırmızı benekli olup Asya,
K. Afrika ve Balkanlarda evlerin yakınında yaşar.
Noun
bir kitabı büyük hevesle okumak Verb
yutulmaz bir şeyi yutmak Verb
zorla hazmetmek Verb
bir hakareti yutmak Verb
bir hakareti yutmak Verb
swan dive.
çatal kuyruklu
emekli olmak.
yemi yutmak Verb
aslını araştırmadan olduğu gibi kabul etmek Verb
dayanıp sesini çıkartmamak Verb
bütün bütün yutmak Verb
,
a.s. Bir gül ile (veya çiçekle) yaz gelmez.