accident

  1. Noun kaza.
    serious accident: vahim kaza.
    fatal accident: feci kaza.
    to meet/have an accident:
    kazaya uğramak.
    accidents will happen: Kazanın önüne geçilmez.
    the victims of the accident: kazazedeler, kaza kurbanları.
    accident-prone: daima kazaya uğrayan (kimse).
  2. Noun raslantı, tesadüf, tesadüfî/istenmeden olan olay.
    by accident: tesadüfen, kazara.
    by a mere
    accident: Sırf tesadüfî olarak.
    Nothing was left to accident: Hiçbir şey tesadüfe/şansa bırakılmamıştı.
  3. Noun, Philosophy ilinek, âraz.
  4. Noun, Grammar bükün: bir sözcüğe ait cins, sayı, hal vb. gibi yan/tâlî hususlar.
  5. Noun, Geology ârıza, düzensiz arazi.
Trafik Kazalarına Uygulanacak Hukuka Dair Sözleşme Noun, International Law
kazada hayatını kaybetmek Verb
kazada hayatıni kaybetmek Verb
meslek hastalığı Noun, Law
feci bir kaza
uçak kazası Noun, Transport
uçak kazası
uçak kazası
acı bir kaza
bir kazaya atfedilebilir
araba kazası
otomobil kazası
bir kazayı önlemek Verb
kötü kaza
bir kazada kusuru olmak Verb
bir kazada ölmek Verb
kazaya neden olmak Verb
bilmeden Adverb
rastlantı sonucu Adverb
yanlışlıkla Adverb
istemeden Adverb
kazayla Adverb
rastlantı eseri Adverb
tesadüf eseri Adverb
kazara Adverb
tesadüfen Adverb
otomobil kazası
kaza nedeni
beyin zedelenmesi (ânî beyin kanaması vb.).
kaza sonucu zarar ziyan
kaza ile ölüm
kaza sonucu ölüm
kazanın tüm sorumluluğunu reddetmek Verb
müessif kaza
kaza yüzünden gecikmiş
müessif kaza
bir kaza hakkında rapor hazırlamak Verb
ölümle sonuçlanan kaza
yorgunluktan doğan kaza
uçuş kazası
uçuş kazası
feci tren kazası
kaza geçirmek Verb
karayolu kazası
kazada çarpıp kaçma
bir trafik kazasında ölen kişilerin kimliklerinin saptanması
kaza vukuunda
iş kazası Noun, Occupational Safety
kaçınılmaz kaza
kazanın neden olduğu yara
kazaya karşı sigorta
bir tren kazasının nedenini araştırmak Verb
bir tren kazasının nedeninıaraştırmak Verb
bir tren kazasının nedenlerini araştırmak Verb
hiçbir şeyi tesadüfe bırakmamak Verb
deniz kazası Noun
kaza geçirmek Verb
kazaya uğramak Verb
kazaya kurban gitmek Verb
bir kazayı asgariye indirmek Verb
maden ocağı kazası
ufak kaza
az kalsın kaza yapmak Verb
otomobil kazası
trafik kazası Noun, Land Transport
otomobil kazası
müessif kaza
meslekle ilgisi olmayan kaza
kaza haberi
bir kazanın bildirilmesi
meslek kazası
iş kazası Noun, Law
iş başında uğranılan kaza
işbaşı kazası
bir kazada hatalı olan taraf
bir kazayı önlemek Verb
kazaların önlenmesi
kazalara karşı korunma
görülmedik kaza
tren kazası
tren kazası
kaza raporu
kazalara karşı ayrılan para
kazaya karşı ayrılan para
kaza sorumluluğu
bir kazadan doğmak Verb
bir kazanın sonuçları Noun
trafik kazası Noun, Land Transport
yol kazası
trafik kazası Noun, Land Transport
bir kazanın vuku bulduğu yer
deniz kazası
vapur kazası
bir kazanın tek nedeni
yol kazası
(US) tramvay kazası
kazaya uğramak Verb
bir kazada zarar ziyana uğramak Verb
kazada meydana gelen iç kanamaları olmak Verb
kazada yer alan iç kanamaları olmak Verb
kaza zamanı
görünmez kaza
trafik kazası Noun, Land Transport
tren kazası
bir kazanın anlatılış tarzı
bir araba kazasının kurbanı
kazasız
iş kazası Noun, Occupational Safety
korkunç kaza
kaza nedenlerinin araştırılması
deniz kazası
kaza tazminatı
kaza tazminat sigortası Noun
kaza nedenleri Noun
kaza masrafları Noun
kazasız
kaza yapmamış olan sürücü
kaza sıklık oranı
kaza tekerrür oranı
iş kazası fonu
kaza rizikosu Noun
kaza tazminatı
kaza sigortası Noun
kaza sigorta mukavelesi
kaza araştırması
seyrüsefer kazası
seyrüsefer kazaı
(araba sigortası , Br) sadece maddi hasara karşı poliçe
sadece maddi hasarlara karşı poliçe
kaza sigortası poliçesi
kazayı önleme
işçinin anormal oranda kaza yapması
kaza oranı
kaza tespit tutanağı Noun, Land Transport
Kaza Araştırma ve İnceleme Kurulu Noun, Organizations
olay yeri Noun
kazaların şiddet ve önem dereceleri Noun
kaza şiddet ve önem dereceleri Noun
kaza yüzünden yitirilen zaman
kaza mahalli Noun
kaza yeri Noun
kaza sebepleri Noun
anormal oranda kaza yapma
bilerek veya bilmeyerek Adverb
ticari kaza sigortası Noun
(Br) US kaza ile ölüm halinde çifte tazminat sigortası Noun
genel kaza sigortası Noun
bir kazayı şoförün dikkatsizliğine atfetmek Verb
bir kazayı şöförün dikkatsizliğine atfetmek Verb
iş kazası sigortası Noun
iş kazası önleme
iş kazalarından doğan zararları karşılamak için ayrılan karşılık
otomobil kazasında ölenler Noun
yolcu kaza sigortası Noun
şahsi kaza poliçesi
kişi kaza sigortası Noun
ferdi kaza sigortası Noun
şahsi kaza poliçesi (şiddetli dış etkenlerin neden olduğu bir kaza ile meydana gelen ölümde veya göz
ve bacakların kaybında önceden saptanan bir mebla
bir kazayı polise bildirmek Verb
yol kazası vakası Noun
kaza halinde hayat sigortasına özel menfaat
(Br) üçüncü şahıs kaza sigortası Noun
(Br) üçüncü şahıs kaza sigortası Noun
üçüncü şahıs kaza sigortası Noun
yolcu kaza sigortası Noun
yolculuk kaza sigortası Noun
yolcu kaza sigortası Noun
yolculuk kaza sigortası Noun
ister kasıtlı ister tesadüfen
(kimsenin) kılına halel gelmeden, kimsenin burnu kanamadan.
iş kazası sigortası Noun