butter

  1. tereyağ.
  2. ezme: tereyağı gibi ekmeğe sürülen şey.
    peanut butter: fıstık ezmesi.
    apple butter: elma püresi.
  3. yaltakçılık, dalkavukluk, müdahene.
    to look as if butter wouldn't melt in one's mouth: (aslında
    öyle olmadığı halde) pek masum/saf gözükmek.
  4. yağlamak, yağ/tereyağı sürmek.
ekmeğini kazanmak Verb
kendi bindiği dalı kesmek Verb
kendi menfaatine halel getirmek Verb
elma ezmesi: kaynatılıp püre haline getirilmiş, şeker ve baharat katılarak ekmeğe sürülen elma. Noun
beurre noir
kişinin geçimini sağladığı biçim
kazanç ya da geçim yolu
sıradan
tereyağlı ekmek Verb
beurre noir
cocoa butter
kakao yağı: kakao çekirdeğinden çıkarılır, sabun ve kozmetik sanayiinde kullanılır.
sadeyağ sağ yağ
kakao yağı: kakao çekirdeğinden çıkarılır, sabun ve kozmetik sanayiinde kullanılır.
yağ fiyatından narhı kaldırmak Verb
(a) eritilmiş tereyağı, (b) eritilmiş tereyağı, un, sebze veya balık suyu ve limonla hazırlanmış salça.
yağsız
tüketim mallarına değil de savaş malzemesine öncelik verilmesi zorunluluğunu belirten deyim
tereyağından önce silahlar Noun
(a) limonlu tereyağı, limon rayihasında tereyağı, (b) limon suyu, erimiş tereyağı ve baharatla yapılmış balık sosu.
tereyağından kıl çeker gibi
fıstık ezmesi.
sadeyağ sağ yağ
tereyağı yayığı
tuzsuz tereyağı Noun, Food-Kitchen
margarin
vejetalin

wax bean ile ayni anlama gelir. sarı taze fasulye. Noun

lima bean ile ayni anlama gelir. lima fasulyesi. Noun
tereyağı şekillendirme bıçağı Noun, Food-Kitchen
yağcı
sakar kişi
tereyağı bıçağı. Noun
tülbent. Noun
arsenic trichloride Noun
tereyağı ağacı: meyvesi tereyağına benzer bir yağ veren sıcak ülke ağacı. Noun
dalkavukluk/yaltakçılık yapmak, yaltaklanmak, kavuk sallamak.
He knows how to butter up his boss to get a raise.
kişinin geçimini sağladığı en önemli iş
ekonomik günlük sorunlar Noun
günlük ekonomik sorunlar Noun
şükran mektubu.
müsbet kafalı program
Lâfla peynir gemisi yürümez.
(a) limonlu tereyağı, limon rayihasında tereyağı, (b) limon suyu, erimiş tereyağı ve baharatla yapılmış balık sosu.
yayık ağızlı yayık yağı yayık yayık konuşmak Verb