complete

  1. tüm, bütün, tam.
    a complete set of dishes. complete analysis of a problem. a complete surprise.
  2. bitmiş, tamamlanmış, tamam.
    When will the work on the new railway be complete?
  3. mükemmel.
    a complete gentleman.
  4. dört başı mamur, tamam, tekmil, eksiksiz, kusursuz, noksansız.
    a complete victory.
  5. baştanbaşa.
    a complete renovation.
  6. salt, mutlak.
    complete silence.
  7. yetenekli, uzman, elinden her iş gelen (kimse).
  8. tamamlamak, bütünlemek.
    I need 3 more words to complete the puzzle.
  9. bitirmek, ikmal etmek, sona erdirmek.
    Has he completeed the new novel yet?
  10. (futbol) verilen pası gole çevirmek.
koleksiyonu tamamlamak Verb
eğitimini tamamlamak Verb
görevini başarıyla yerine getirmek Verb
görevinıbaşarıyla yerine getirmek Verb
cezasını tamamlamak Verb
işinden tam memnunluk duymak Verb
bütünlemek Verb
senedin vade tarihini hesaplamak Verb
bir senedin vade tarihini hesaplamak Verb
bir telefon konuşmasını bitirmek Verb
bir kontratı doldurmak Verb
form doldurmak Verb
ipotek koymak Verb
Br bir soru formülerini doldurmak Verb
gelir vergisi beyannamesi doldurmak Verb
bir görevi yerine getirmek Verb
yıl sonu tam denetimi
tam kopya
zifiri karanlık
tam baskı
tam nüsha
yarılamak Verb
gerektiği gibi doldurulmuş belge
kaza yetkisi (davaya bakıp hükmü icra mevkiine koyma
tam eksiksiz bilgi
tam tekel
taban tabana zıt
tam teçhizat
bütün ayrıntılar Noun
kesin patent
ödemeyi tamamlamak Verb
eksiksiz ödeme
tam geri ödeme
tam geri ödeme
müşterinin şikâyet etmesi durumunda satılan malın geri alınıp bedelinin ödeneceğinin bildirilmesi
tam takım
ek spesifikasyon
ilave spesifikasyon
yedi kat el
tam başarı
eksiğini tamamlamak Verb
bir işi tamamlamak Verb
tam makbuz kopyası Noun
külliyat
toplu eserleri Noun
tüm eserleri Noun
tam bir başarısızlık halinde olmak Verb
birinin tasarılarından hiç haberi olmamak Verb
bir suçlama karşılığında verilecek tam cevabı bulmak Verb
bir suçlama karşısında verilen tam cevapı bulmak Verb
birinin tam güvenine mazhar olmak Verb
tamamlatmak Verb
karma karışık
karmakarış
karman çorman
parlamentoya bütün bilgileri sunmak Verb
karmakarış etmek Verb
avuç una almak Verb
iç etmek (kaba) Verb
tam bir tarafsızlıkla