branch

  1. Noun, Biology kol (Kaynak: Evrim Çalışkanları)
  2. Noun, Biology dal (Kaynak: Evrim Çalışkanları)
  3. Botany dal.
    root and branch: baştanbaşa.
  4. çatal.
    the branches of a deer's antler: geyik boynuzunun çatalları.
  5. bölüm, kol.
  6. şube.
    branch office: şube (binası), iş şubesi.
    branch-store: satış şubesi.
  7. soy ağacı, şecere.
  8. nehir/ırmak kolu.
  9. Grammar aynı kökten gelen dillerin ayrıldığı dal.
  10. Information Technology sapma: işlemlerin olağan sırasını bozarak, denetimi, adresi belirtilen bir işleme geçiren komut; izlencede
    bir ya da öbür seçeneğin uygulanabileceği nokta.
  11. Maritime Traffic bazı sularda seyrüsefer yapabilme ruhsatı.
  12. dallanmak.
  13. dallara/kollara ayrılmak.
    branch off: çatallaşmak, çatallara/ikiye ayrılmak.
    The main road branches off to the left.
  14. dallara/kollara/bölümlere ayırmak, bölmek, ayırmak.
  15. elişi/iğne örgüsü ile süslemek.
banka şubesi cari hesabı
banka şubesi Noun, Banking
işletme şubesi Noun
işletme kolu
şehir şubesi Noun
birbirine çok benzeyen banka şubeleri Noun
taşra şubesi Noun
kötü alışkanlıkları kökünden yok etmek Verb
idari görev
dış ülke şubesi Noun
sigorta şubesi, sigorta acentesi Noun, Insurance
gençlik örgütü
soy ağacının yan dalı
yasama organı
hayat sigortası ile ilgili bölüm
mahalli şube
yerel şube
merkez şube
ana şube
üretim kolu
sanayi dalı
(US) civar banka şubesi Noun
(a) (barış simgesi olarak) zeytin dalı, (b) barış simgesi (olarak sunulan nesne).
yeni şube açmak Verb
dış ülkelerdeki şube
belli bir iş dalı
özel şube
eyalet şubesi Noun
kökten, toptan, tamamıyla, baştanbaşa, tüm.
to destroy something root and branch: bir şeyi kökten/tüm
yok etmek, kökünü kurutmak.
satış şubesi Noun
yeni bir şube açmak Verb
(Br) Devlet Güvenlik Polisi
(gizli polis) özel büro
özel şube
devlet güvenlik hizmeti
emme borusu
topçusınıfı
icra organı
meslek dalı
(US) sosyal yardım bürosu Noun
toptan satış şubesi Noun
şube hesapları Noun
şube muhasebesi Noun
şube faaliyeti
şube yönetimi
şube notu
şube ihbarı
şube bilançosu Noun
filyal
şube bankacılığı
şube bankacılığı
şube banka senedi
şube muhasebe defterleri Noun
banka şubesi muhasebe defterleri Noun
şube inşaatı
şube işi
şube kodu Noun, Banking
dal kesimi: çokdeğerli karmaşık bir işlevin, bir dalını tanımlamak için kullanılan ve tekil noktalardan oluşan eğri ya da doğru. Noun
şube açma
şube müessesesi
şube masrafları Noun
şube
yeni etkinliklere girişmek Verb
şube envanteri
şube yatırımı
şube yatırımları Noun
şube büyük defteri
şube büyük defter
demiryolu şube hattı, tali demiryolu. Noun
şube müdürü Noun, Banking
şube toplantısı
şube ağı
şube şebekesi
şube kodu Noun, Banking
ailenin kolu
akarsu kolu
faaliyet dalı
sanayi dalı
bilgi dalı
imalatın kolu
üretim dalı
denizin kolu
ticaret kolu
ikiye ayrılmak Verb
konu dışına çıkmak Verb
filyal
bir satıcıya ait mağazanın tali şubesi Noun
filyal vergisi
genişlemek, yayılmak, dalbudak salmak, dallara/şubelere ayrılmak, şube/kol teşkil etmek, şube açmak.

He is thinking of branching out by opening another restaurant in the suburb.
şube kârları Noun
fabrika şubesi Noun
şube tesisleri Noun
düğüm noktası: bir elektrik devresinde üç veya daha fazla iletkenin birleşme noktası. Noun, Electronics
dallanma noktası: bir Riemann yüzeyinin iki ya da daha çok yaprağının birleştiği nokta. Noun, Mathematics
postane şubesi Noun
postane şubesi Noun
şube binası Noun
şube kârları Noun
tali hat
şube
şube birliği
şube personeli
şube kâr-zarar hesabı
(US) şube
mağaza şubesi Noun
şube mağaza (bir perakendeci mağazasının şubesi Noun
(US) şube dükkânı
şube dükkânı
şube muameleleri Noun
ırmak, çay vb. kolundan alınan su. Noun
içme suyu, çeşme suyu. Noun
şubeler zinciri
bir şube açmak Verb
dallandırmak Verb
şubelerini dolaşmaya çıkmak Verb