depth in

  1. (a) baştanbaşa, tamamıyla, derinlemesine, bütün ayrıntılarıyla.
    an in- depth study: derin/ayrıntılı
    bir inceleme.
    a study in depth of the poems.
derinliğine savunma
derinliğine savunma
derinliğine yayılma
(askerlikte) derinlemesine dağıtma
kapsamlı
etraflı
derinlemesine
etraflıca
enine boyuna
umudunu tamamıyla yitirmiş
gecenin ortasında
kalbinin derinliğinden
kışın ortasında