improve

  1. Verb düzel(t)mek, ilerle(t)mek, islâh etmek/olmak, düzenlemek, yoluna koymak, yola girmek.
    You can improve
    your handwriting if you try: Uğraşırsan el yazını düzeltebilirsin.
  2. Verb daha yararlı/faydalı hale getirmek, (arazi vb.) iyileştirmek, daha iyi/işe yarar hale getirmek.
    I
    want to improve my abilities. I'll improve the shape of the handle so that it's easier to use.
  3. Verb değerlen(dir)mek, kıymetlen(dir)mek, değerini/kıymetini yükseltmek (mal/mülk vb.).
  4. Verb iyiye kullanmak.
    improve your time by studying.
  5. Verb iyileşmek, salâh bulmak, düzelmek.
    He came back from his holiday with greatly improved health. His
    health is improving. He's improving in health.
kazancını düzeltmek Verb
kazancını yiyip bitirmek Verb
dersleri düzelmek Verb
sermaye yapısını güçlendirmek Verb, Banking
okuyup çalışma ile doğuştan olan becerilerini geliştirmek Verb
birinin teklif ettiğinden daha çok para vermek Verb
durumunu düzeltmek Verb
ününü artırmak Verb
memleketteki iç siyasal durumu düzeltmek Verb
bilgi hazinesini genişletmek Verb
vaktini iyi kullanmak Verb
zamanını iyi kullanmak Verb
vakit ktiinıiyi kullanmak Verb
güçlendirme Noun, Construction
iyileşmeye yüz tutmak Verb
(US) üzerine inşaat yaparak bir arsanın değerini artırmak Verb
bir mülkün değerini artırmak Verb
bir tanışıklığı daha yakın ilişkiye dönüştürmek Verb
bir şeyi daha iyi yapayım derken beter etmek Verb
iyileşmek Verb
davranışları düzeltmek Verb
değeri artmak Verb
bir kimsenin fikirlerini dinleyerek doğru yola girmek Verb
birinin teklif inden yararlanmak Verb
birinin teklifinden yararlanmak Verb
birşeyi daha iyi duruma getirmek Verb
birşeyi ilerletmek Verb
birşeyden daha iyisini yapmak Verb
birşeyi daha iyi hale getirmek Verb
birşeyi geçmek Verb
birşeyi iyileştirmek Verb
ekim yöntemlerini geliştirmek Verb
(niteliğini) iyileştirmek, daha iyi/güzel/mükemmel hale getirmek, tekemmül ettirmek, mükemmelleştirmek.

Your complexion is wonderful, don't try to improve upon nature.
bir tekliften yararlanmak Verb
ıslahat yapmak Verb
yoksulların durumunu düzeltmek Verb
ekonomik durumu düzeltmek Verb
fırsatı kaçırmamak, fırsattan yararlanmak.
posta servislerini ıslah etmek Verb
bir şehrin kanalizasyonunu düzeltmek Verb
bir şehrin sağlık koşullarını geliştirmek Verb
şehir hriin kanalizasyonunu düzeltmek Verb
bir fırsattan yararlanmak Verb
tatlandırmak Verb
dış ticaret dengesini iyileştirmek Verb
değerini artırmak Verb
birşeyi ilerletmek Verb
birşeyi daha iyi hale getirmek Verb
birşeyi geçmek Verb
birşeyi daha iyi duruma getirmek Verb
birşeyi iyileştirmek Verb
birşeyden daha iyisini yapmak Verb
yeni toprak ekmek Verb
kullanmakla değer kazanmak Verb