kitchen

  1. mutfak.
  2. mutfak takımı.
  3. mutfak+, mutfakta kullanılan.
    kitchen table: mutfak masası.
  4. basit âdi (dil hakkında söylenir).
    kitchen French.
Mutfak mobilyalarının imalatı (NACE kodu: 31.02) Noun, Trades-Professions
belediye aşevi
hastalar için belirli yemekler hazırlayan mutfak
sahra mutfağı, seyyar mutfak. Noun
(US) haydut yatağı
hastane mutfağı
sahra mutfağı
aşevi Noun
imarethane Noun
(a) mutfak dolabı, (b) başbakanın özel danışmanlar grubu.
iaşe kurulu
mutfak tezgâhı Construction
mutfak pis su borusu
mutfak dolabı.
mutfak malzemesi
yemek pişirme olanakları Noun
evye bataryası Noun, Construction
mutfak aleti
sebze bahçesi.
mutfak bıçağı Noun, Food-Kitchen
mutfak hizmetçisi, aşçı yamağı kız.
ev çöplüğü: tarih öncesine ait insan/hayvan kemikleri, deniz kabukları, kaba aletler vb. ile dolu yığın.
midden ile ayni anlama gelir. içinde insan ve hayvan kemikleriyle taş aletler bulunan tarih öncesinden kalma çöp yığını.
mutfakta çalıştırılma görevi/cezası.
(a) aşçı yamağı, (b) (bazen ceza olarak) mutfak işlerine atanan asker.
mutfak sobası/fırını.
adi tuz
mutfak tuzu
mutfak tartısı
tartı Noun, Food-Kitchen
bulaşık lavabosu Noun
eviye
evye Construction
mutfak personeli
mutfak sandalyesi
erzak, nevale, yemek için pişirilecek malzeme, yemeklerden artan yağlar.
mutfak tezgahı Noun, Food-Kitchen
mutfak ünitesi
mutfak aletleri Noun
kap kacak
çanak çömlek
mutfak eşyası Noun
mutfak tezgahı Noun, Food-Kitchen
lüzumundan/haddinden fazla, pek çok.
He's only staying 3 days, but he arrived here with everything
but the kitchen sink (=lots of bags, cases etc.): Yalnız 3 gün kalacak, fakat bir sürü lüzumsuz eşya getirmiş.