1. mutfak.
  2. mutfak takımı.
  3. mutfak+, mutfakta kullanılan.
    kitchen table: mutfak masası.
  4. basit âdi (dil hakkında söylenir).
    kitchen French.
belediye aşevi
hastalar için belirli yemekler hazırlayan mutfak
sahra mutfağı, seyyar mutfak. İsim
(US) haydut yatağı
hastane mutfağı
sahra mutfağı
aşevi İsim
imarethane İsim
(a) mutfak dolabı, (b) başbakanın özel danışmanlar grubu.
iaşe kurulu
mutfak tezgâhı İnşaat
mutfak pis su borusu
mutfak dolabı.
mutfak malzemesi
yemek pişirme olanakları İsim
evye bataryası İsim, İnşaat
mutfak aleti
sebze bahçesi.
mutfak bıçağı İsim, Gıda ve Mutfak
mutfak hizmetçisi, aşçı yamağı kız.
ev çöplüğü: tarih öncesine ait insan/hayvan kemikleri, deniz kabukları, kaba aletler vb. ile dolu yığın.
midden ile ayni anlama gelir. içinde insan ve hayvan kemikleriyle taş aletler bulunan tarih öncesinden kalma çöp yığını.
mutfakta çalıştırılma görevi/cezası.
(a) aşçı yamağı, (b) (bazen ceza olarak) mutfak işlerine atanan asker.
mutfak sobası/fırını.
adi tuz
mutfak tuzu
mutfak tartısı
tartı İsim, Gıda ve Mutfak
bulaşık lavabosu İsim
eviye
evye İnşaat
mutfak personeli
mutfak sandalyesi
erzak, nevale, yemek için pişirilecek malzeme, yemeklerden artan yağlar.
mutfak tezgahı İsim, Gıda ve Mutfak
mutfak ünitesi
mutfak aletleri İsim
kap kacak
çanak çömlek
mutfak eşyası İsim
mutfak tezgahı İsim, Gıda ve Mutfak
lüzumundan/haddinden fazla, pek çok.
He's only staying 3 days, but he arrived here with everything
but the kitchen sink (=lots of bags, cases etc.): Yalnız 3 gün kalacak, fakat bir sürü lüzumsuz eşya getirmiş.