lawyer

  1. Noun avukat, dava vekili.
  2. Noun, Zoology (bkz: burbot ).
  3. Noun böğürtlen veya funda sapı/gövdesi.
avukata danışmak Verb
avukatına danışmak Verb
avukat olarak ün kazanmak Verb
vekâlet ücreti
davasına bakmak için bir avukat tutmak Verb
işlerini bir avukata emanet etmek Verb
avukatına danışmak bahane siyle
tüm kuralları bildiğini iddia eden kişi
alaydan yetişme avukat, resmen yetkili olmayıp askerî mevzuat üzerinde otorite olduğunu iddia eden asker.
avukat olarak başarısız olmak Verb
bir avukata dava hakkında kısa bilgi verme
acemi avukat. Noun
işadamının hukuk danışmanı
dava vekili, avukat. Noun
kendini bir davaya adamış hukukçu Noun, Law
özellikle örf ve adet hukuku üzerinde uzmanlaşmış avukat ve sair hukukçu
hukuk davasına bakan avukat
şirket avukatı Noun, Law
Anayasa hukukçusu Noun, Law
emlak devir ve temlik işleriyle uğraşan avukat
şirket avukatı Noun, Law
(US) şirket avukatı
anonim şirket hukukunda uzmanlaşmış avukat
şirket avukatı Noun, Law
ceza hukukçusu
ceza avukatı
savcı. Noun
hazine avukatı. Noun
ceza avukatı Noun
müdafi
avukat huzurunda hazırlanmış evrak
noter huzurunda hazırlanmış belgeler Noun
ekonomi avukatı
bir avukat tutmak Verb
bir avukat tutmak Verb
aile avukatı Noun, Law
deneyimli avukat
deneyimli avukat
iyi şöhreti olmayan avukat
sanayi işletmesi avukatı
(US) sigorta avukatı
sigorta avukatı
müstakbel avukat
devletlerarası hukukta uzmanlaşmış avukat
avukat yardımcısı
keskin zekâlı avukat
avukata avukatlık yapması için ruhsat vermek Verb
avukat gibi (daima) yalan söylemek.
bir avukatın hizmetlerine ihtiyacı olmak Verb
(US) şirket hukuk danışmanı
işyeri hukuku danışmanı avukatı
patent avukatı
madrabaz dava vekili
önemsiz ya da itibarsız bir işte istihdam olunan veya dürüst işte çalıştırı
önemsiz veya itibarsız bir işte istihdam olunan ya da dürüst olmayan işte çalıştırılan avukat
kurnaz avukat, yasaların/delillerin püf noktalarını bulup kendi çıkarına maharetle kullanan avukat.
mesleğini icra eden avukat
avukatlık yapan avukat
kendini avukat diye tanıtmak Verb
dolambaçlı işler çeviren avukat
(US) gayri menkul davalarında uzmanlaşmış avukat
gayrimenkul davalarında uzmanlaşmış avukat
mesleğinde yükselen avukat
safsatacı ve daima kusur bulan gemici
avukat olarak kendine bir yer sağlamak Verb
insafsız avukat
kurnaz avukat
itibarlı avukat
bir davayı üstüne almış bulunan avukat
vergi davalarına bakan avukat
(US) vergi davalarına bakan avukat
dava/duruşma avukatı.
avukatına danışmak bahanesiyle
hukuk dili
avukat bürosu Noun
avukatın hukuki görüşü
avukat görüşü
(US) avukatın hukuki görüşü
mesleği hukukçu olmak Verb
ücretini peşin ödeyerek bir avukat tutmak Verb