machine

  1. makine.
    sewing machine: dikiş makinesi.
    knitting machine: örgü makinesi.
    machine oil:
    makine yağı.
    machine knitting: makine örgüsü.
    machine-made: makine ile yapılmış.
    machine age: makine çağı.
  2. mekanizma.
  3. motorlu araç (otomobil, uçak vb.).
  4. Mechanics (a) hareketi/kuvveti ileten veya değiştiren herhangi bir düzen, mekanik düzen, makine, (b)
    simple
    machine ile ayni anlama gelir. basit makine: manivelâ, tekerlek ve dingil, makara, vida, kama ve eğik düzlem gibi basit mekanik düzen, (c) basit makinelerden oluşan sistem.
  5. örgüt.
  6. düşünmeden (makine gibi) hareket eden kimse/şey.
  7. politika çarkı, partizan siyasî kurum/düzen, bir şehrin/devletin partizan gayeler peşinde koşan parti teşkilâtı.
  8. kompleks bir yapının kuruluşu ve işleme düzeni.
    the human machine.
  9. (eski tiyatrolarda) tanrıların sahneye giriş/çıkışını sağlayan mekanizma.
  10. (makine ile) yapmak/imal etmek/hazırlamak/şekil vermek/düzeltmek.
    The edge must be machined down to 0.03 millimeters.
Bağlantı malzemelerinin ve vida makinesi ürünlerinin imalatı (NACE kodu: 25.94) Noun, Trades-Professions
Metal işleme makineleri ve takım tezgahları imalatı (NACE kodu: 28.4) Noun, Trades-Professions
Diğer takım tezgahlarının imalatı (NACE kodu: 28.49) Noun, Trades-Professions
Takım tezgahlarının toptan ticareti (NACE kodu: 46.62) Noun, Trades-Professions
toplama makinesi, hesap makinesi. Noun
zarflara otomatik adres yazan makine
adres yazma makinesi
yalnız mesaj veren telesekreter cihazı
telesekreter
jetonlu atari Noun
jetonlu oyun makinesi Noun
oy sayma makinesi
(otomatik veya yarı-otomatik) fatura makinesi.
muhasebe makinesi
delme makinası Noun
Brinell makinesi, Brinell sertliğini ölçen cihaz Noun
iş makinesi, kasa/yazı/hesap işlerini yapan makine. Noun
calculator.
calculator ile ayni anlama gelir. hesap makinesi.
card ile ayni anlama gelir. (yün/pamuk vb. için) tarak, tarama makinesi.
tarak makinesi
tertip makinesi
inşaat makinesi
soğutma makinesi
kopya makinesi
kopye makinesi
(US) Demokrat Partisi'nin mekanizması
açındırma aygıtı
bulaşık makinesi Noun, Home
tarak makinesi
delme makinası Noun
çamaşır kurutma makinesi
teksir makinesi
çoğaltma makinesi
hafriyat makinaları Noun
elliot makinesi (zarf üzerine adres basan makine
mektupları zarfa sokma makinesi
katlama makinesi.
pullamak makinesi
pullama makinesi
mektup damgalama makinesi
otomatik kumar makinesi
değirmen
yere değmez makine: aşağı doğru kuvvetle hava üfleyerek yere/suya değmeden kısa mesafelerde yürüyen makine. Noun
sun'î kalp: kalp ameliyatı esnasında kalbin yerini alarak vücutta kan dolaşımı sağlayan makine. Noun
ısı makinesi Noun
ısı makinası Noun
buz (yapma) makinesi. Noun
(US) sanayi teşkilatı
suikast bombası, gizli bomba.
faturalama makinesi
klavye ile çalışan makine
sun'î böbrek, böbrek makinesi. Noun
örgü makinesi
örgü makinesi.
etiketleme makinesi
etiketleme makinası Noun
işgücünün yerini alan makine Noun
işgücü ihtiyacını azaltan makine Noun
mektup bu katlama makinesi
mektup kapatma makinesi
adres makinesi
taksir makinesi
markalama makinesi
süt sağma makinesi. Noun
freze makinesi.
"bilgisayar" anlamında kullanılır
karıştırıcı
hafriyat makinaları Noun
ağ örme makinesi
numaratör
büro makinesi
pari-mutuel = parimutuel ile ayni anlama gelir. müşterek bahis makinesi.
parti teşkilatı
mükemmel icat
delgi makinesi
devridaim makinesi Noun
film ile dizme makinesi
plânya makinası/tezgâhı. Noun
oyun makinesi
siyasal mekanizma
muhasebe kaydı işleyen makine
elektrikli matbaa makinesi.
projeksiyon makinesi
harman makinesi, biçme/orak makinesi.
harvester ile ayni anlama gelir. Noun
kayıt cihazı
makineyi durdurmak Verb
yol düzeltme makinası.
rotatif makine
zımpara makinesi. Noun
(askerlik) askeri uçak
dikiş makinesi.
basit makine.
otomatik satış makinesi, para atılıp düğmeye basılınca istenen malı otomatik olarak veren makine.
ayırma makinesi
ayırma makinası Noun
pul yerine damga basan makina
pul yerine damga basan makine
standart makine
tel zımba
zımba makinesi
perforatör
ilkel gramofon.
ses aygıtı, teyp.
öğretici makine.
dokuma tezgâhı
elektronik beyin
harman dövme makinası Noun
harman dövme makinesi
otomatik bilet makinası Noun
otomatik bilet makinesi
zaman makinesi: geçmiş/gelecek zamanda seyahati mümkün kılan hayalî makine. Noun
yazıya dönüştürme makinesi Information Technology
matbaa harfi dizme makinesi
dizgi makinesi
dövme makinası.
(otomatik) satış makinesi. Noun
oylama makinesi, oyları kaydeden makine. Noun
savaş makinesi
çamaşır makinesi.
kaynak makinası Noun
harman savurma makinesi. Noun
hesap makinesi ile çalışan muhasebeci
hesap makinesi ile yapılan muhasebe
makine çağı
makine cıvatası: 1/4 inç veya daha büyük çaplı, kare veya altıgen başlı cıvata ve somun.
makine arızası Noun
makine arızası Information Technology
makine kodu Information Technology
(matbaacılıkta) el ile yapılan dizginin dışında kalan dizgi
makine dizgisi
mekanisyen
makineli tüfek
mitralyöz
makineli
makine saat
makineden bağımsız
makine-alet sanayii Noun
makine alet sanayii
(bilgisayar) makine dili: bilgisayarın doğrudan doğruya anlayabileceği harfler/rakamlar/işaretler ve sözcükler.
makine öğrenimi
özeğitimli makine
makine mantığı
fabrikasyon
makine işlemi
makine operasyonu
makineyi çalıştıran operatör
makinist
makine operatörü
makine parçası Noun
otomatik tabanca.
makine ile muhasebe kaydı girme
makine ile muhasebe kaydı yapmak Verb
makine prosedürleri Noun
makine işlem dizileri Noun
makine üretimi
seri imalat
makine ile yapılmış ürünler Noun
makine kirası
hafif makineli tüfek. Noun
automatic rifle.
makine vidası: çapı 1/4 inçten küçük, tornavida ile sıkıştırılan yarık tepeli vida.
makine algılamalı
makine tarafından algılanabilir
makine ile yazı dizme
makine atelyesi, tornacı dükkânı.
makinenin kullanım süresi
bir makinenin kullanım süresi
makineli tezgâh: torna, freze, plânya vb. gibi imalâtta kullanılan tezgâhlar.
imalat tezgâhları Noun
tezgâhlar Noun
işletme makineleri Noun
bilgisayar çevirisi.
makine aşınması
bilgisayar sözcüğü: bilgisayarın standard söz birimi olarak kabul ettiği belirli sayıda ikilden (= bit) oluşan birim.
makine işi
makine fabrikası Noun