brave

  1. Proper Name, Cinema cesur
  2. Adjective cesur, yiğit, yürekli, kahraman (kimse).
    be brave: Cesur ol!
    to be as brave as a lion: aslan gibi cesur olmak.
  3. Adjective yakışıklı, güzel, yağız.
  4. Adjective mükemmel, fevkalâde, şayan-ı hayret.
  5. Adjective savaşçı, muharip (özellikle K. Amerika Kızılderili aşiretlerinde).
  6. Adjective cesaretle karşı koymak, göğüs germek.
    to brave misfortunes: felaketlere göğüs germek.
    to brave
    out: cesaretle karşılamak.
    brave it out! Cesur ol! Cesaretini kaybetme!
  7. Adjective meydan okumak.
  8. Adjective görkemleştirmek, muhteşem bir hale getirmek.
  9. Adjective övünmek, kabadayılık taslamak.
babayiğit
kabadayı
sıkı durmak Verb
(zor bir durumu) cesaretle/metanetle vb. karşılamak, yılmamak, fütura kapılmamak.
You must put a good face on it.