layout

  1. Noun düzen, tertip, plân.
    We objected to the layout of the house.
  2. Noun durum, duruş, vaziyet.
  3. Noun, Printing sayfa düzeni/tertibi, diziliş, mizanpaj.
  4. Noun kurum, yer, emlâk, konut, belirli bir işe tahsis edilen bina/arazi ve müştemilâtı.
    a fancy layout
    with a swimming pool. a cattle-ranching layout.
  5. Noun takım, âlet-edevat.
  6. Noun (iskambilde) deste düzeni, destenin diziliş tarzı.
  7. Noun (a) kurulu/düzenli bir şey, (b) yapılış, kuruluş, düzen.
bilanço görünümü
veri tasarım deseni
çalışma yeri düzeni
klavye düzeni
büronun yerleşme düzeni
mizanpaj
sayfa düzeni Information Technology
fabrika planı
(US) dükkân düzeni
işyeri mekân planı
yapı denetim karakteri
planlama bölümü
grafiker
bir mektubun düzeni
odaların yerleştirme düzeni
saydam mizanpaj kâğıdı
taslak
yerleşim planı Noun, Architecture
proje
vaziyet planı Noun, Architecture
(a) (boylu boyuna) sermek, yaymak, (b) düzenlemek, tanzim etmek, hazırlamak, (c) (ölüyü gömülmeye) hazırlamak,
(d)
k.d. (para) harcamak/vermek, sarfetmek, ödemek, (e) plânlamak, tasarlamak, (bahçe /bina/şehir vb. için) plân yapmak.
to lay out a garden. (f) (bir kimseye) vurmak, vurup yere sermek, vurup bayıltmak, leşini sermek.