marriage

  1. Noun, Civil Law evlenme
  2. Noun evlilik, evlenme, izdivaç.
    a happy marriage: mutlu bir evlilik.
    We wished the bride and groom
    a happy marriage. (ilgili sıfat:

    hymeneal, marital
    ).
    to give in marriage: evlendirmek, başgöz etmek.
    to take in marriage: evlenmek.
  3. Noun nikâh, evlenme töreni.
  4. Noun birleşme, uyuşma, âhenk, uygunluk.
    The marriage of form and content. The marriage of words and melody.
    The marriage of painting and poetry.
  5. Noun (iskambilde) kral ve kraliçenin bir elde bulunması.
Nikah ve Evlenmenin Geçerliliğinin Tanınmasına Dair Sözleşme Noun, International Law
kan hısımlığı Noun, Civil Law
evlilik ağına düşmek Verb
kişinin evlenmesini olanaksızlaştıran engeller Noun
evlilik akiti
sıhriyet hısımlık
evlenme çağı
bir evlilik ilan etmek Verb
evlenmeyi ilan etmek Verb
evliliği haber vermek Verb
evlilik ilan etmek Verb
evliliği iptal etmek Verb
butlanını ilan etmek Verb
bir evliliği iptal etmek Verb
evliliğin iptali
bir evliliği onaylamak Verb
ana baba tarafından tertip edilen evlenme.
evlilik hükümleri Noun
evliliğe engel teşkil etmek Verb
iki karılı evlilik
sınırı geçip evlenme
evlilik gerçekleştirmek Verb
evliliği gerçekleştirmek Verb
bozulan evlilik
kan bağı veya evlilik yoluyla Adverb, Law
evlenmek Verb
evlenme kâğıdı
evlenme cüzdanı
evlilik cüzdanı Noun, Civil Law
kilisede evlenmek Verb
kilise nikâhı
medenî nikâh. Noun
madenî nikâh.
gizlice evlenme (vaktiyle örf ve âdet hukukuna göre geçerli bir evlenme şekli idi
resmi nikâhsız birlikte yaşama
medeni nikâh
group marriage
(ilk insanlarda) toplu evlenme, ortak evlilik. Noun
serbest evlilik: doğum kontrolunu meşru sayan, çocuksuz eşlerin karşılıklı rıza ile boşanmasına izin
veren ve nafaka gibi malî külfetleri tanımayan evlilik.
evlilik bağı ile bağlı
sözlü olarak rıza gösterilen evlenme
evliliği cinsel birleşme ile tamamlama
evlenme akdinin icrası
bir evliliğin geçersizliğini savunmak Verb
yeniden evlenmek Verb
bir kadınla erkeğin belirli bir süre evli kalma anlaşması
evlilik sözleşmesi
evlenme tarihi
evliliğin son bulması
evlenmenin feshi Noun
bir evliliği (boşanma ve ölüm halinde olduğu gibi) feshetmek Verb
bir evliliği feshetmek Verb
bir evliliği feshetmek Verb
sahte evlilik
dış ülkede yapılan evlilik
birini evlendirmek Verb
kârlı evlilik
(ilk insanlarda) toplu evlenme, ortak evlilik. Noun
gizli evlenme
evlenmeye engel
evliliğe mani
ciddi evlenmeyi düşünmek Verb
usulsüz evlilik
evlenme hukuku
evlenme kanunu
geçerli evlilik
kanuni evlilik
küffü olmayan ile evlenme
denk olmayan evlenme
dengi olmayan ile evlenme
kanuni evlilik
parlak bir evlilik yapmak Verb
para ile yapılan evlilik
bir beyazla bir zencinin evlenmesi
karışık evlilik
karışık evlenme, değişik din ve ırktan insanların evlenmesi.
dengi olmayan ile evlenme
evlenme yoluyla vatandaşlık iktisabı
batıl evlilik
evlenmenin butlanı
evlenme törenini yönetmek Verb
bir evliliğe karşı çıkmak Verb
birden çok kadınla evlenme
birden fazla karısı olma
çok eşli evlenme
poligami
çöpçatanlık yapma
evlilik vaadi
evliliğe getirilen mallar
evlenme teklifi
evlenme teklif inde bulunmak Verb
evlenme teklifinde bulunmak Verb
evliliğe itiraz etmek Verb
evlenmeye itiraz
medeni nikâh
evlenme dairesinde yapılan nikâh.
(Br) kanuni evlilik
evlilik bağı ile akraba
evlilik bağıyla akrabalık
evlilik akrabalığı
kilise nikâhı, dinî nikâh.
eşdeğer evlilik Noun
eşcinsel evlilik Noun
evliliğin kutsallığı
resmi törensiz evlenme
gizli evlilik
sahte evlilik
danışıklı dövüş evlilik
nikah kıymak Verb
nikâh töreni yapmak Verb
deneme evliliği: evlenmeden önce bir çiftin tecrübe için beraber yaşamaları.
deneme evliliği, evlenmeden önce birbirini denemek için evli gibi yaşama.
kanuni evlenme töreni yapılmış fakat eşlerin cinsel ilişkide bulunmamış olduğu durum
geçerli evlilik
batıl evlilik
batıl evlenme
iptal edilebilir evlilik
evlilik bürosu Noun
karı-kocaya tanınan vergi muafiyeti
geçici evlilik sözleşmesi
evlilik engeli
(a) zifaf yatağı, yeni evlilerin ilk gece yattıkları yatak, (b) nikâhın verdiği hak ve vazife.
evlilik bağı
çöpçatan, para karşılığında çöpçatanlık yapan kimse.
evlenme tellallığı
evlenmek isteyenlere çöpçatanlık yapan şirket
evlenme töreni
düğün töreni
evlenme cüzdanı
evlenme kâğıdı
evlilik belgesi
evlilik cüzdanı Noun, Civil Law
evlilik akdinin bozulması halinde ödenecek tazminat
(US) karı-koca arasındaki menkul eşya ile ilgili sözleşme
evlilik sözleşmesi
evlilik sözleşmesi Noun, Law
evlenme töreleri/âdetleri.
çıkar evliliği
evlilik muafiyeti
evliliğin başarısızlığa uğraması
nikâh harcı
evlilik yardımı
evlilik danışmanlığı
evlilik bağı
evlilik hukuku
evlenme izni/ruhsatı.
evlenme ruhsatı
evlenme izni alma bürosu Noun
(US) evlenme izni alma bürosu Noun
(Br) evlilik belgesi
evlenme kredisi
(Br) evlenme belgesi
evlenme kütüğü
evlenme sicili
yıldırım nikâhı
menfaate dayanan evlilik
nikâh dairesi
(Br) dışişleri evlendirme memuru
evlilik asgari geçim indirimi
evli çiftlerin gelir vergisinden muaf tutulan gelirleri Noun
çeyiz sigortası Noun
evlenme yasağı
evlilik sözü
evlenme teklifi
nüfusun evlilik oranı
evlenme oranı
alyans
nişan yüzüğü
düğün töreni
nikâh töreni
evlenme akdi
evlilik sözleşmesi
evlenme istatistiği
evlilik durumu
evlilik bağı
evlilik bağları Noun
evlilik yemini.
evlilik sözü.
evlilik öncesi evlilik anlaşması
bir evliliği geçersiz ilan etmek Verb
rüştünü ispat etmemiş kimseleri geçerli bir evlilik bağı ile bağlamayı mümkün kılan kanun
nikâh kıymak Verb