phone

  1. Phonetics selenli, basit ses.
    There are 3 phonetically different “t” phones in an utterance of “titillate” and
    2 in an utterance of “tattletale”. (bkz: allophone ).
telefona cevap vermek Verb
telefonla konuşuyor olmak Verb
birini telefona çağırmak Verb
kameralı cep telefonu Noun
otomobil telefonu
cep telefonu Noun, Telecommunications
cep telefonu Noun, Telecommunications
konferans telefonu
telsiz telefon
cep telefonu Noun, Telecommunications
kulaklık
ev telefonu Noun, Telecommunications
cep telefonu Noun, Telecommunications
telefonu olmamak Verb
telefonla erişilemez olmak Verb
kumbaralı/ankesörlü telefon, (para/jöton atılarak konuşulan) umumî telefon. Noun
sesli aletler için kullanılan sonek.
phono- sonekinin değişik şekli.
ör.: megaphone, microphone,
telephone, saxophone.
Suffix
telsiz telefon Noun, Telecommunications
portatif telefon
tahta telefon Noun, Telecommunications
telefon bankacılığı Noun, Banking
telefon rehberi. Noun
(US) telefon kulübesi Noun
telefon konuşması Noun, Telecommunications
telefon görüşmesi Noun, Telecommunications
telefon kartı (paralı telefonlardan telefon görüşmesi yapılmasını sağlayan kart
telefon şirketi
telefon konuşması Noun, Telecommunications
telefon görüşmesi Noun, Telecommunications
telefon rehberi.
telefonla taksi çağırmak Verb
canlı mülâkat: telefon eden dinleyici/seyircilerle yapılan konuşmanın yayını.
mülâkatlı.
a call-in = phone in program: canlı mülâkat programı.
her zaman ulaşılabilecek telefon sistemi
telefon hattı Noun, Telecommunications
telefon numarası Noun, Telecommunications
telefon etme ücreti
(elektronik cihaz kullanarak) telefonun gizlice dinlenmesi
telefon vericisi
telefon rehberi
gözeli telefon sistemi: hareketli taşıtlardaki telefonlara hizmet eden, küçük bölgelere ayrılmış otomatik telsiz telefon servisi.
şehirlerarası konuşma
telefon rehberinde bir numara aramak Verb
cep telefonu melodisi Noun
normal telefon kanallarından yararlanmak Verb
telefonu sessize almak Verb
sık sık aranan telefon numaralarını banda kaydetmek Verb
telekulak skandalı Noun