prone

  1. Adjective meyyal, müstait, eğilimli, yetenekli, kabiliyetli.
    One is more prone to make mistakes when one is
    tired. He is prone to colds, especially in winter. She is accident-prone.
  2. Adjective yüzükoyun, yüzü/karnı/avuç içi yere çevrili/dönük.
  3. Adjective yüzükoyun/boyluboyuna yatmış/uzanmış.
  4. Adjective eğik, eğimli, mail, aşağı doğru eğilmiş.
anormal oranda kaza yapma
işçinin anormal oranda kaza yapması
suç işlemeye eğilimli suç
suç işlemeye eğilimli
krize yakalanmaya eğilimli
grev yapmaya eğilimli
hastalığa tutulmaya eğilimli
boş inançlara eğilimli
sık sık kaza geçiren
krize eğilimli
felakete uğramaya eğilimli bölge
enflasyon eğilimli mallar Noun
kuşkucu zihin