site

  1. yer, mevki, mahal, mevzi, konum.
    on site: yerinde, mahallinde.
  2. yerleştirmek, yer sağlamak/temin etmek.
  3. mevzie sokmak, mevzilendirmek.
Yıkım ve şantiyenin hazırlanması (NACE kodu: 43.1) Noun, Trades-Professions
resmi site, resmi sayfa, resmi Internet sitesi, resmi web sitesi, resmi Internet sayfası, resmi web sayfası Noun, Information Technology
Şantiyenin hazırlanması (NACE kodu: 43.12) Noun, Trades-Professions
kaza mahalli Noun
kaza yeri Noun
etkin bölge Noun, Biology
aktif bölge Noun, Biology
komşu arsa
şantiye
inşaat şantiyesi
işyeri
kamp yeri
kamp alanı
karavan park yeri
baz istasyonu Noun, Telecommunications
yarış mahalli
müsabaka mahalli
şantiye Construction
kır bölgesi
savunma alanı
yerinde teslim
iyileştirme arazisi
kazı alanı
sergi alanı
tevsi alanı
fabrika inşaat alanı
şantiyede teslim
yeni sanayii bölgesi
yeni sanayi bölgesi
yeşil alan (kentsel alan dışında fabrika ya da ofis binası yapımına elverişli el sürülmemiş alan
reklam tabelası için kullanılan arazi ya da bina
otel arsası
fabrika arazisi
geniş inşaat alanı
atış alanı
fabrika arazisi
roket atış rampası Noun
(Br) park yeri
durum planı
fabrika arazisi
liman tesisatı
ilan tahtası Noun
eğlence alanı
okul arazisi
yalnızca bir şirketin ürünlerini satan bir perakendeci
bir petrol istasyonu gibi
temerrüz Noun
mahallinde test
test mahalli
şantiye de çalışanlar
yayın yapma yeri
duruşma mahalli
tatil geçirme yeri
(Br) tatil geçirme yeri
şantiye de çalışmak Verb
şantiye şefi Noun, Construction
çavuş Noun, Construction
yerinde teftiş
bağımsız toplu sözleşme
yerinde teslim
Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri Noun, Accounting
şantiye şefi Noun, Construction
site haritası Noun
yerinde montaj masrafı
cerrahî alan enfeksiyonu (CAE) Noun, Medicine-Health
  1. Noun housing estate
  2. Noun housing development
  3. Noun building estate
  4. Noun development
  5. Noun buildings
  6. Noun website
  7. Noun internet site
  8. Noun site
website Noun, Software
trading estate Noun, Trades-Professions
website Noun, Software
gated community Noun
official website, official webpage Noun, Information Technology
site-centric measurement Noun, Advertising
city state
run-of-site Adjective, Advertising
ROS Adjective, Advertising
site map Noun

Turkish Dictionary (Kubbealtı Turkish Dictionary)

  1. Belli bir maksatla kurulmuş veya belli ... için yapılmış binâlar topluluğu