troop

  1. küme, sürü, topluluk, kalabalık.
  2. Military zırhlı süvari bölüğü.
  3. izci birliği.
  4. sürü, güruh.
  5. bir araya topla(n)mak, kümelenmek, sürü halinde topla(n)mak.
    troop together: bir araya toplamak.
  6. üşüşmek, toplu olarak yürümek/ilerlemek.
    troop in/out: sürü halinde girmek/çıkmak.
  7. yürümek, yürüyüş yapmak, gitmek.
    troop down to breakfast.
    troop away: yürüyüş yapmak, ilerlemek,
    gitmek.
    troop off: gitmek, gidivermek.
  8. troop with: arkadaş olmak.
  9. troop the colors ile ayni anlama gelir. asker safları önünde bando ile bayrak geçirme töreni yapmak.
ilerlemek Verb
gitmek Verb
yürüyüş yapmak Verb
asker taşıma uçağı. Noun
piyade birliklerini ve teçhizatını taşıyan zırhlı kamyon. Noun
askerleri muharebeye sokma
asker sayısını azaltmak Verb
birliklerin yayılması
müfreze
birlik komutanı
birlikler komutanı
muhafız kıtası Noun
muhafız alayı
okul çocukları sürüsü
gitmek Verb
gidivermek Verb
asker sayısını azaltma
özel kurs (subay ve erat için açılan herhangi bir öğretim kursu
troop ile ayni anlama gelir. asker safları önünde bando ile bayrak geçirme töreni yapmak.
resmigeçit yapmak Verb
asker nakliyatı
birlikleri çekmek Verb