İngilizce-Türkçe Çeviri
  1. -siz/-sız. to go out without a coat: paltosuz dışarıya çıkmak. a night without sleep: uykusuz
    gece. without doubt: şüphesiz. without a doubt: hiç şüphesiz. without any money: meteliksiz, beş parasız. not without some difficulty: bazı güçlüklerle.
  2. -meden/-madan. He left without telling me: Bana söylemeden gitti. Can you wash it without breaking
    it? Onu kırmadan yıkayabilir misin? without him to help: onun yardımı olmadan. without anybody knowing: kimsenin haberi olmadan.
  3. -meksizin/-maksızın, … olmadan/olmaksızın /olmazsa, … hesaba katılmazsa. without any help: hiçbir
    yardım olmaksızın. without taxes: vergiler hariç, vergiler hesaba katılmazsa.
  4. dışarıda, dışında, dışta. The carriage awaits without: Araba dışarıda bekliyor. We heard a
    cry from the without: Dışarıdan bir feryat işittik.
  5. onsuz, o olmadan. to go/to do without : -sız olmak, - olmadan idare etmek/yetinmek.
  6. dışarıdan, hariçten.
  7. meğer ki.
İngilizce-Türkçe İlgili Terimler