1. İsim temel, kaide, dayanak, mesnet.
    What is the basis of your opinion? the scientific basis of a theory.
  2. İsim ilke, esas, kural, ana prensip.
  3. İsim kaynak, menşe, mebde, kök(en), ana madde.
    The basis of this drink is orange juice.
  4. İsim, Matematik taban.
    basis for a topology: ilinge tabanı.
    basis of a linear space: doğrusal uzay tabanı.

    basis of a module: doğru-uzaysı tabanı.
    basis vectors: taban yöneyleri.
  5. İsim üs, asıl.
Bir ücret veya sözleşme temeline dayalı olarak gayrimenkulun yönetilmesi (NACE kodu: 68.32) İsim, Sanayi ve Zanaatler
Bir ücret veya sözleşme temeline dayalı olan gayrimenkul faaliyetleri (NACE kodu: 68.3) İsim, Sanayi ve Zanaatler
Bir ücret veya sözleşmeye dayalı olarak yapılan toptan ticaret (NACE kodu: 46.1) İsim, Sanayi ve Zanaatler
gerçekleşme, tahakkuk esası
kasaya giren ve harcanan paraları değil sırf kâr ve zararları kaydetme yöntemi.
masrafların tahakkukunu esas alan sistem
aktüeryada kabul edilen temel
aktüeryada kabul edilen baz
bir toplantıda gizli bir konudan söz etmek Fiil
toplantı da gizli bir konudan söz etmek Fiil
tespit esası
düzeltme esası
tasfiye edilen vergi matrahı
bir şeyi temel ittihaz etmek Fiil
cebirsel taban
mütareke nedeni
ateşkes nedeni
esas matrah
(devlet sigortası) karşılıksız ek tazminat vermek Fiil
teklifsiz telefon edebilme durumunda olmak Fiil
işletmenin kuruluş amacı
peşin satın almak Fiil
hesap temeli
hesap bazı
amortisman değerleme esası
sermaye temeli
nakit esası
gerçekleşme esası (vergi yükümlülerinin doğması için gerekli şart yani gelirin nakit olarak elde edilmiş olması
temel tarife
ticari temel
komisyon ile
bileşik faiz esası
imtiyaza dayalı
anayasal temel
kooperatif temeli
maliyet esası
giderlerin kayıtlarına temel olarak alınan değer
iskonto bazı
bir oran dahilinde dağıtma
idarei maslahat etmek Fiil
tamgün çalıştırmak Fiil
tam gün çalıştırmak Fiil
tam gün istihdam etmek çalıştırmak Fiil
birini aylık çalıştırmak Fiil
birini aylık çalıştırmak Fiil
casuslar üssü
somut temel
mali esaslar İsim
önce gelen hizmeti önce görür esası
altına dayanan, altın esasına göre ayarlanan (fiyat sistemi).
altın değeri esası
altın değeri esası
altın değeri karşılığı
resmi toplantı yapmak Fiil
resmi toplantı yapmak Fiil
enflasyon katılmış
sigorta temeli
sigortanın esası
prim esasına göre tanzim edilmiş sigorta
hukuki sebep
hukuki sebep
son giren ilk çıkar esası
kanuni gerekçe
kanuni dayanak
likidite bazı
altın bazlı borç
kâr komisyonu hesabında herhangi bir yıl içinde hasar oluşması halinde zararın itfa edilene kadar izleyen yıllara devri
teslimi peşin ödeme karşılığı yapmak Fiil
teslimi peşin ödeme karşılığı yapmak Fiil
müzakerelerin dayandığı temel
müzakerenin dayandığı temel
müzakerenin esas konusu
emeklilik olanağı olan iş teklif etmek Fiil
... bir şekilde Zarf
esasına göre, esas tutularak.
He is paid on a daily/weekly/monthly basis: Günlük/haftalık/aylık
esasına göre maaş alıyor (maaşını günlük/haftalık/aylık olarak alıyor).
satıldığı zaman ödenmek üzere teslim
konsolide bazda Zarf, Muhasebe
mukaveleli
günlük olarak
kat karşılığı İsim, İnşaat
götürü olarak
ayrımcı olmayan bir temelde, ayrım yapılmaksızın
ayrımcı olmayan bir temelde
yarımgün olarak
yüzde üzerinden
belli bir oran üzerinden
garameten Zarf, Matematik
belli bir oran üzerinden
karşılıklılık temelinde
dönüşümlü olarak Zarf
telif hakkı lisans ücreti ödeyerek
lisans ücreti ödemeden
telif ücreti ödemeden
anahtar teslim şartıyla
anahtar teslimi
ihtiyari olarak
olduğu haliyle Zarf
hakkaniyet temelinde
uluslararası çapta
(yük) boşaltma şartıyla
ücretle çalışmak Fiil
maliyetine (pek düşük kârla) satmak Fiil
kâr gütmeden çalışmak Fiil
kâğıt para esası (ülke parasının kıymetli madene dayandırılmadığını ifade eden terim
km başına ücret hesaplamak Fiil
fiyat temeli
salt ekonomik temel
kâr bazı
program tabanı
program tabanı (bir televizyon programının tahmini maliyeti
işi kârlı bir temele oturtmak Fiil
ücret tarifesi
rücu etme esası
bölgesel temel
istikrarlı bir temel üzerine ekonomiyi yeniden düzenlemek Fiil
gündelik masraflar karşılığı tutmak Fiil
maaş ile
peşin satmak Fiil
spot olarak satmak Fiil
kıdeme göre terfi
(US) kıdeme göre terfi
temel teşkil etmek Fiil
bir siparişi yarı yarıya paylaşmak Fiil
siparişi yarı yarıya paylaşmak Fiil
gümüş miyar rejimi
sağlam ekonomik temel
faaliyet tabanını genişletmek Fiil
kanuni dayanak
ülke çapında grev yapmak Fiil
ülke çapında grev yapmak Fiil
taksitli malzeme tedariki
esas olarak kabul etmek Fiil
malları emaneten kabul etmek Fiil
malları konsinye olarak kabul etmek Fiil
ortak kullanma
ortak kullanma
değerlendirme bazı
parça başına ücret sistemi
gerekçesiz ve yasal dayanağı olmaksızın
maliyeti paylaşmak üzere beraber çalışmak Fiil
sıfır temelli (bir tahvili satın alırken ona ödenen yüksek primin elde edilen faizi sıfırlaması
...'in gerekçesi İsim
gelecekteki gelişim için temel
müzakerelerin esası
tazminat nedeni
üzerinde ipotek tesis edilen mülk
defter tutma usulü
işlemlerin muhasebeleştirilmesinde temel alınan değerleme esası
anlaşmanın temel nedeni
hesabın dayandığı temel
(bankacılık) değişmez maktu ücret
karşılaştırma temeli
tazminat sebebi
sözleşmenin temeli İsim
tartışma nedeni
takas nedeni
varlık nedeni
genişleme temeli
entegrasyon bazı
temel yükümlülük
fiyat saptamada dayanılacak temel
(askerlik) durumun takdir ve muhakemesi
(işçi ve memurların) durumun değerlendirilmesi
(şartların) yeniden gözden geçirilmesinin dayandığı neden
değerlendirme bazı
değerlendirme temeli
(AT) temel bölge
tahakkuk esasına göre
...'in temelini oluşturmak Fiil
birine adıyla hitap etmek
biriyle senli benli olmak
...'in temelini oluşturmak Fiil
maliyet esasına göre değerleme
yenileme maliyeti üzerinden hesaplanan amortisman
yenileme maliyeti üzerinden hesaplanan amortisman
patent için sağlam bir temel oluşturmak Fiil
...'in temelini oluşturmak Fiil
gerçekte dayandığı temeli olmak Fiil
karşılıklı olarak
'e dayanarak
gerçekler karşısında
örneklere dayanılarak yapılan satış
beceriye göre seçme