1. İsim çaba, gayret, ceht.
    make an effort: çabalamak, çalışmak, gayret etmek, çaba/gayret sarfetmek,
    cehdetmek.
    make every effort /a great effort (to do) … : … (yapmak için) büyük çaba/gayret harcamak, her çareye başvurmak.
    a waste of effort: boşuna gayret.
    He made no effort to be polite: Nazik olmaya çaba harcamadı (Zahmet edip biraz nazik davranmadı).
    He makes no effort: Hiç çaba harcamıyor.
    in an effort to: … çabasiyle, -e çaba/gayret sarfederek.
  2. İsim çabalama, gayret etme, çaba/gayret harcama, kendini sıkma, zahmete katlanma.
    It's not worth the effort: Zahmete değmez.
  3. İsim (çaba ile elde edilen) sonuç, başarı, eser.
    What do you think of his latest effort? Works of litterature
    or art are often called litterary or artistic efforts.
  4. İsim emek, meşakkat, sıkıntı, bir amaca varmak için katlanılan zahmet/sarfedilen ceht.
    The war effort.
  5. İsim (a) toplumsal çaba/emek/başarı, (b) hayır işine yardım kampanyası.
  6. İsim, Makine kuvvet, kudret, tahrik gücü, (bir makineyi çalıştırmak için ona verilen) güç.
çabasını boşa harcamak Fiil
ortak çaba
boşa giden çaba
büyük çaba
(US) acente olarak hareket eden yatırım bankerlerinin hisse senetlerini halka satmak için ellerinden geleni yapacakları taahhüdü
işbirliği İsim
çabaların dağılması
ihracat çabası İsim
boşa giden çaba
teşrikimesai
en az çaba kanunu
çaba göstermek Fiil
çaba sarfetmek Fiil
zihinsel çaba
az bir çaba
hayır işinde gösterilen çaba
en az çaba ilkesi İsim, Dilbilim
çaba göstermek Fiil
araştırma çabaları İsim
çaba esirgememek Fiil
üstün gayret İsim
insanüstü çabalar
ekip çalışması İsim
takım çalışması İsim
boşa giden emek İsim
boşa giden çabalar
ıkına sıkına Zarf
... amacıyla Zarf
gayret ve masraftan kaçınmamak Fiil
bir şirketin toplam satış çabası İsim