1. İsim, Hukuk delil
  2. kanıt, ispat.
    evidence for the theory of evolution.
  3. Hukuk tanıt, tanık, delil şahit.
    When the police arrived he had already destroyed the evidence showed he
    was guilty.
    external evidence: dış tanıt.
    internal evidence: iç tanıt, içerikten çıkarılan tanıt.
    the clearest possible evidence: en açık tanıt.
  4. tanıklık, şahitlik, şahadet.
    give evidence: tanıklık etmek.
    to give evidence for/against someone:
    bir kimse lehinde/aleyhinde tanıklık yapmak.
    false evidence: yalancı tanıklık.
  5. açıklık, vuzuh, aydınlık, göz önü.
  6. belirtmek, açıklamak, tasrih/tavzih etmek, açığa vurmak, açıkça göstermek.
    His smile evidenced his
    pleasure. to evidence one's approval.
  7. kanıtlamak, tanıtlamak, delillerle ispat etmek.
delil niteliğinde Sıfat, Hukuk
inancını birinin tanıklığına dayandırmak Fiil
kaçma ve delilleri karartma tehlikesi İsim, Ceza Hukuku
kanıt göstermek Fiil
delil göstermek Fiil
delil ileri sürmek Fiil
delil olarak göstermek Fiil
kabul edilebilecek delil
kabul edilebilir delil
muteber delil
kanıtları kabul etmek Fiil
kanıtı kabul etmek Fiil
delil düzmek Fiil
tanıklık etmek Fiil
doğrudan doğruya delil
birinci derecede ispat kabiliyetini haiz delil
en makbul delil
olaya göre ileri sürülebilecek her türlü kanıt
bir hususun kanıtlanması için kanun veya sözleşme hükmü ile önceden saptanmış olmayıp
iyi hal belgesi
doğruluk kâğıdı
hüsnühal varakası İsim
delik sınıflandırması
itiraz kabul etmeyecek kanıt
açık ve kesin ispatlayıcı delil
ikna edici delil
dolaysız kanıt
destekleyici delil
destekleyici kanıt
delil toplamak Fiil
kanıt toplamak Fiil
uydurma delil
kabul edilebilecek delil
yeterli delil
kifayetli delil
tanıklık yapmak zorunluğu
delil gizlemek Fiil
kesin kanıt
kati delil
kesin delil
müspet delil
çelişkili deliller
çelişkili kanıtlar
mütenakız delil
çatışan kanıt
çekişen delil
destekleyici kanıt
karşı delil
munzam delil
kuvvetlendirici delil
mahkûm edici delil
yazılı delil
ispatlayıcı delil
delilleri karartmak Fiil, Hukuk
boşanma talebini destekleyecek delil
evrakı müsbite
belgesel kanıt İsim
yazılı delil
belgeli delil
deneysel bulgu
delil değerlendirmek Fiil
delil göstermek Fiil
suçsuzluğu ispat eden delil
temize çıkarıcı delil
bilirkişi delili
bilirkişi ekspertizi
uydurma delil
gerçek delil
yalancı tanıklık
inandırıcı olmayan delil
yetersiz delil
yeni delil
kesin delil
delil toplamak Fiil
tanıklık etmek Fiil
ifade vermek İsim, Hukuk
tanık dinlemek Fiil
hukuki geçerliği olmayan tanıklık
tanıklığı reddetmek Fiil
kabul edilemeyecek kanıt
kabul edilemeyecek delil
geçersiz delil
kesin olmayan delil
su götürmez delil
suçu kanıtlayan malzeme
sanığın suçluluğunu saptamaya yönelik delil
kesin olmayan kanıt
kesin olmayan delil
emare veya ipucu oluşturan deliller
karine mahiyetinde delil
dolaylı delil
belli bir hususun kanıtlanması için zorunlu olan kanıt
istidlali delil
dolaylı ispat
belgenin kendi içinde mevcut beyyine kuvveti
iç kanıt
vasıtasız delil
resmi (yazılı) beyyine
çürütülemez delil
reddedilemeyecek delil
delil sunmak Fiil
kanunen geçerli delil
kanunen tayin ve tasrih olunan deliller
kanunen geçerli deliller
hukuk en geçerli kanıtlar
hukuken geçerli kanıtlar
anlaşmazlığın esasını etkileyen ve ilgilendiren delil
maddi delil (bir davada nihai kararı etkileyen , anlaşmazlığın esasını etkileyen delil
bir davada son kararı etkileyen , anlaşmazlığın esasını ilgilendiren delil
bir davada son kararı etkileyen
maddi delil
ikna edici delil
tıbbi delil
olasılık kanıtı
manevi delil
ileri sürülen bir durum veya olayın mevcut olmadığı veya zuhur etmediği hususunda tanıklık
ekspertiz
sözlü kanıt
sözlü delil
orijinal kanıt
asli delil
başka kanıtlar
tanık ifadesi İsim
şifahi delil
sözlü kanıt
kısmi delil
kısmi delik
yalancı tanıklık
delillerin tespiti müzakerelerine girişmek için takrir vermek Fiil, Hukuk
polisin temin ettiği deliller
inandırıcı deliller
kesin delil
müspet delil
şekil ve mahiyeti kanun hükmü ile tayin olunan kanıt
dolayısıyla veya istidlali delil
karine kuvvetindeki delil
tersi ispat edilmekçe iddiayı ispata yeterli ve geçerli olan delil
her koşul altında belli bir hususu en kesin olarak kanıtlayıcı kanıt
her türlü durumda belirli bir özelliği en kesin şekilde ispata yarayan delil
muhtemel delil
olası kanıt
destekleyici delil
delil göstermek Fiil
delil göstermek Fiil
geçerli kanıt
kabul edilebilir delil
aşikâr delil
maddi delil
mahkemeye delil olarak sunulan maddi eşyalar
gerçek kanıt
mukabil delil
mukabil delil (karşı tarafın dayandığı bir karine ya da delili cerh etmek amacıyla ikame olunan delil
işe yarar kanıt
inandırıcı kanıt
kabul edilebilir delil
yeterli kanıt
ihtilaflı hususu ispata yeter kuvvetteki delil
bir özelliği en iyi ve kesin olarak kanıtlamaya yarayan kanıtlara nazaran ikinci derecedeki kanıtlar
ikinci derecedeki kanıtlar
şahsi bilgi veya görgüye dayanmayıp
dolaylı delil
delilleri elemek Fiil
bahane
yetersiz mazeret
sağlam delil
açık kanıt
delil sunmak Fiil
yeterli kanıt
esas kanıt
maddi delil
yeterli kanıt
kabul edilebilir delil
delil göstermek Fiil
destekleyici delil
delili ortadan kaldırmak Fiil
tanık ifadesi dinlemek Fiil
delil sunmak Fiil
delil olarak sunmak Fiil
karşı konamayacak delil
karşı konmayacak delil
karşı konamaz kanıt
delili tartmak Fiil
delili değerlendirmek Fiil
delili alıkoymak Fiil
yazılı kanıt
yazılı delil
harici delil (bir yazılı belgenin varlığını ve içeriğini kanıtlamaya yarayan bizzat o belge dışındaki bir kaynaktan sağlanan kanıt
sunulan delil