1. Sıfat ilk, birinci.
    The first day of the week.
    For the first time: ilk olarak.
    first edition: birinci baskı.
  2. Sıfat ilkel, temel, baş, en büyük.
    first principles.
  3. Sıfat, Sinema ön, öncelik.
    first-release: öncelik oynatımı.
    first screening: önoynatım.
    first run
    theater: öncelik oynatımı sineması.
  4. Sıfat, Müzik (a) en tiz, (b) en tiz perdeden (çalan/okuyan).
  5. Zarf ilkönce, herşeyden/hepsinden önce, evvelemirde.
    first(ly), let me deal with the most important problem:
    İlkönce en önemli sorunu ele alayım.
  6. Zarf ilk (olarak/defa).
    When I first met her: Onunla ilk tanıştığım zaman …
    at first: ilkönce, evvelce, evvelâ.
  7. Zarf … daha iyi, evlâ.
    I'd die first: Ölürüm daha iyi.
  8. Zarf …'den önce/evvel.
    Before we go I must first change my clothes.
  9. Zarf önceleri, ilk zamanlarda.
    first there were no bus service in our district.
  10. İsim (zaman, sıra, rütbe, durum vb. itibarıyla) birinci, ilk, başta gelen.
    the first two: (baştan itibaren) ilk ikisi.
  11. İsim başlangıç.
    from the first: başlangıçtanberi, başından itibaren.
    from first to last: baştanbaşa,
    başından sonuna kadar.
  12. İsim (ayın) ilk günü, (bir çağın/saltanatın) ilk yıl(ı), (bir dizide) ilk eleman.
  13. İsim (yarışmada) birincilik.
  14. İsim, Otomobil birinci vites.
  15. İsim, Müzik (benzer aletlerde) tiz sesli olan.
  16. İsim (İngiliz üniversitelerinde) sınıf/ders birincisi, birinciliği kazanan.
  17. İsim
    first base ile ayni anlama gelir. (a) (beyzbolde) koşucunun ilk ulaşacağı üs, (b) ilk amaç/hedef,
    bir işte ulaşılmak istenen ilk aşama.
bir kişinin meslek hayatındaki ilk adımlar İsim
bir kimsenin meslek hayatındaki ilk adımlar İsim
gençliğinin baharında
asliye hâkimi İsim, Hukuk
ilk olarak sahneye çıkmak Fiil
ilk olarak halk ortasına çıkmak Fiil
ilkin kendi işlerine bir çekidüzen vermek Fiil
ilkönce, evvelâ.
ilkönce, önceleri, önceden, evvelemirde.
At first I didn't like her, but now I do.
birinci olmak Fiil
iki ayrı dalda/sınavda birinci (olan öğrenci).
iki derste de birinci.
başta gelmek Fiil
her şeyden önce güvenlik
hiç, zerre kadar, en ufak.
birinci kalite
ilk yardım.
first-aid: ilk yardım+. İsim
başyaver. İsim
ilk yardımda bulunan kişi
ilkyardımda bulunan kişi
ilk emisyon
birinci başvuru sahibi
ilk girişim
bir müzik yapıtının ilk çalınışı
birinci mevki
first ile ayni anlama gelir. (a) (beyzbolde) koşucunun ilk ulaşacağı üs, (b) ilk amaç/hedef,
bir işte ulaşılmak istenen ilk aşama.
ilk teklif
(açık artırmada) ilk artıran
ilk teklif
(borsa) ilk kote edilen kurlar
ilk kote edilen kurlar
ilk evlat
ilk doğan çocuk
ilk doğan
ilk ödemeye davet
ilk apel
ilk neden: Aristo felsefesinde müsebbibi evvel. İsim
Allah, Cenabı Hak. İsim
sabit harç
ilk göz ağrısı
birinci kalite
birinci kalite
şufa hakkı
ilk talep
birinci mevki/sınıf/derece/rütbe vb.. İsim
(bazı koşulları sağlayan) posta müraselâtı, birinci sınıf posta (mektup, kart vb.). İsim
(tren, uçak, vapur vb.) birinci/lüks mevki. İsim
birincisınıf yolcu
birinci sınıf yolcu
(US) en düşük aylık alan memur
baş ticari mümessil
birinci kat (boya
sıra ile, geliş sırasıyla.
ilk gelen
ilk mahkûmiyet
ilk kopya
maliyet fiyatı. İsim
halazade, teyzezade, amcazade, dayızade. İsim
ilk kapak
ilk kapak (bir derginin ön dış kapağı
öncelikli tahvilat
(çek) ilk ciro
ön mirasçı
ilk temettü
taslak
avan proje
ilk tasarı
müsvedde
ilk baskı. İsim
başmühendis
eşraf, âyân: bir şehrin en tanınmış/soylu ailesi. İsim
bir yere/koloniye ilk yerleşen aile. İsim
satın alma bedeli
maliyet fiyatı
(Avrupada, bazen ABD'de) birinci kat, zeminkatın üstü. İsim
birinci kat
(Br) ilkokul birinci sınıf
ilk ürün/semere: bir girişimin ilk sonucu/ürünü. İsim
birinci vites Ulaşım
birinci yarı İsim, Spor
birinci devre İsim, Spor
ilk devre İsim, Spor
ilk yarı İsim, Spor
iyi işçi
ilk mirasçı
(sinema) erken seans
ilk hukuki olay
ilk hukuki hadise
ilk izlenim
(satılan mal) ilk giren ilk çıkan.
ilk taksit
ilk taksit
ilk derece
ilk merci
asliye (mahkemesi
bulan (mucit
ilk mucit
birinci buluş sahibi
(hisse senedi) ilk seri
asliye mahkemesi hâkimi
Baş kadın: Cumhurbaşkanının eşi. İsim
ilk kiralama
ilk rehin hakkı
üsteğmen. İsim
(askerlik) seçkin asker takımı
hükümetin başı
kaptan yardımcısı, ikinci kaptan.
chief mate, chief officer, first officer, mate ile ayni anlama gelir. İsim
birinci derece tesis edilmiş ipotek
ad, isim. İsim
prömiyere giden davetli
ilkönce, en evvel, herşeyden önce, evvelemirde.
first of all let me say how glad I am to be here.
first off, let's see where we agree and disagree.
suçun ilk kez işlenmesi
ilk defa suç işleyen kimse. İsim
bir suçun ilk kez işlenmesi İsim
copilot İsim
ilk opsiyon
ilk seçim hakkı
şufa hakkı
kuruluş giderleri İsim
(US) geçici vatandaşlığa kabul evrakları İsim
ilk şahıs, mütekellim: dil bilgisinde konuşan şahsı gösteren adıl, fiil, vb.. İsim
anlatımda sık sık ilk şahsın kullanılması.
a novel narrated in the first person. İsim
baş köşe
yeni bir sigorta poliçesinde ilk dönem için kapsamın sağlanması amacıyla gerekli ilk prim ödemesi
(sigorta) ilk prim
ilk prim (sigorta)
ilk prim ödemesi
temel ilke. İsim
temel ilkeler İsim
(bidayet) mahkemesi
asliye (mahkemesi
ilk işlem
ilk ürün
ilk dizgi provası İsim
ilk prova
ilk satın alan
ilk alıcı
ilk kalite
açılış (borsa) kuru
harika
mükemmel
mis gibi
(borsa) açılış kuru
birinci kalite
birinci sınıf
sunuş: yasa önergesinin meclise ilk sunuluşu. İsim
şufa hakkı
(film) ilk gösterim
ilk amortisman payı
birinci tur İsim, Spor
başbakan yardımcısı
(Br) elçilik müsteşarı
başkâtip
başçavuş. İsim
ilk vardiya
(film) ilk gösteriliş
en büyük oğul
(Br) birinci vites
ilk adım
ana sermaye
(US) redöşose
birinci kat
(Br) birinci kat
birinci kat
birinci (US , ikinci) kat
(atom silahları) ilk vuruş
avans
reklam ya da dizinin ilk yayınlanma tarihi
televizyonda ilk yayınlanma tarihi
televizyonda bir program
para ödeyen veznedar
ilkönce, ilk iş olarak, herşeyden önce, evvelâ, evvelemirde, vakit geçirmeden, derhal.
I'll do it
first thing in the morning.
önce en önemli işler, ehemmi mühimme tercih etmek gerekir.
ilk duruşma
ilk ziyaret
(mücevher) en halis, saf.
Amerika B
birinci dünya ülkeleri İsim
Devletleri İsim
Japonya dahil
dünyanın siyasal güç bloku içindeki en çok sanayileşmiş olan ülkeleri İsim
birçok Batı Avrupa ülkesi