1. başlama/devam etme izni/müsaadesi.
    to get the go-ahead: başlama izni almak.
    They got the go-ahead
    on the construction work.
  2. girginlik, cerbeze, teşebbüs, enerji.
    He has a great deal of courage and go-ahead.
  3. girgin, cerbezeli, müteşebbis, atılgan.
    a frank, go-ahead manner of speaking.
  4. ilerleyen, gelişen, devam eden.
    a vigorous go-ahead company.
  5. ilerleme/devam izni veren.
devlet müsaadesi İsim
(tereddütsüz/çekinmeden) devam etmek, ileri gitmek, önden yürümek, başlamak.
He went ahead with his
plan in spite of their objections. The council gave us permission to go ahead with our plans. Work is going ahead. (b) durumunu düzeltmek, (c) ilerlemek, yoluna devam etmek.
Tabii ki.
Buyur.
Buyrun.