1. merak/ilgi/tecessüs uyandırmak, ilgilendirmek, ilgisini çekmek.
    The news intrigued all of us:
    Haber hepimizde merak/ilgi uyandırdı.
    I am intrigued by the story: Hikâye bende bende merak uyandırdı.
    That girl intrigues me.
  2. dalavere/hile yapmak, dolap/entrika çevirmek, düzen kurmak, el altından iş görmek.
  3. gizlice sevişmek.
  4. şaşırtmak.
  5. (bkz: entangle ).
  6. trick, cheat.
  7. tuzak kurmak.
  8. hile, desise, dalavere, entrika, el altından görülen iş, oyun, dolap, düzen.
    political intrigues.
    The royal palace was filled with intrigue.
  9. gizli aşk macerası.
  10. merak uyandırma niteliği, hikâyeyi ilginç duruma sokan karışık olaylar.
cadı kazanı
birini entrika ağına düşürmek Fiil
entrika yuvası İsim
politika entrikalarının ağı
fesat tohumu
dalavere çevirmek Fiil