1. Sıfat mümkün, imkân dahilinde, kabil.
    It is possible to cure tuberculosis.
  2. Sıfat olası, olasılı, olanaklı, muhtemel, olabilir, akla yakın.
    Is it possible that he left by rear door?
  3. Sıfat uygun, muvafık, kabule şayan.
elinden geleni yapmak Fiil
mümkün olduğu kadar çabuk
mümkün olduğu kadar
kabil olduğu kadar
mümkün mertebe
: en kısa zamanda, mümkün olabildiği kadar tez.
fiyat artışını mümkün olduğu kadar geciktirmek Fiil
bir şeyi mümkün olduğu kadar çabuklaştırmak Fiil
bunun mümkün olabilmesi için
mümkün olduğu kadar ucuza satmak Fiil
kabil
mümkün olursa
kabilse
mümkün değildir
ama kamarada tek kişi kalmak istemesi fiili
gemiyle yolculuk yapan bir kişinin tek kişilik ücret ödememek için kamarayı paylaşmayı kabul etmesi
kabil değil
mümkün olduğu kadar yakın seyretmek Fiil
mümkün görmek Fiil
mümkün olduğunu düşünmek Fiil
mümkün olduğuna inanmak Fiil
pek mümkün
kabil oldukça
mümkün şart
mümkün şart (gerçekleşmesi maddeten veya hukuken olanaklı olan koşul
gerçekleşmesi maddeten ya da hukuken olanaklı olan koşul
olası olay
muhtemel kullanma yeri
mümkün olan en kısa sürede
en uygun fiyata
ilk müsait fırsatta, en kısa zamanda.
her türlü rizikoya karşı sigortalanmak Fiil
bir görev için tam adamı olmak Fiil
bütün muhtemel ayrıntıları vermek Fiil
en yüksek ödül
stokta en zengin mal çeşidini bulundurmak Fiil
olası kazalara karşı sigorta etmek Fiil
teklif edilen fiyatlara mümkün olduğu kadar bağlı kalmak Fiil
en düşük fiyat
en düşük fiyat
gebe kalmanın mümkün olduğu süre
muhtemel istikraz zararları için karşılık
kolay geçinilir kimse
her çareye başvurmak Fiil
bir şeyi yapmak için bütün olanakları kullanmak Fiil
temyiz edilebilir
mümkün olan en kısa zaman da
mümkün olan en kısa zamanda
  1. poss.