1. itiraz, red, protesto.
    enter/lodge a protest against sth.: bir şeye karşı itirazda bulunmak.
    The
    police took him away, ignoring his protests. There was a wave of student riots, in protest at university conditions.
    under protest: itirazla, istemeyerek, gönülsüz.
    do something under protest: bir şeyi istemeyerek/gönülsüz yapmak.
    sign under protest: istemeyerek/çekimserlikle imzalamak.
  2. Ticaret protesto, senet/poliçe/tahvil vb.'nin ibraz edildiği halde ödenmediğini bildiren noter kâğıdı.
  3. Hukuk (a) vergi itirazı: ödenen bir verginin yasaya aykırı olduğunu bildiren itirazname.
    Pay under protest
    : itiraz ederek ödemek. (b) uğranılan kazada kimsenin ihmali olmadığına dair gemi kaptanının resmî bildirisi.
  4. Spor resmî itiraz.
  5. itiraz etmek, reddetmek, protesto etmek, kabul etmemek.
    to protest a decision: bir karara itiraz
    etmek.
    They protested about the bad food at the hotel.
  6. (resmen) beyan/ifade etmek.
  7. iddia etmek.
    The accused protested his innocence: Sanık, suçsuz olduğunu iddia etti.
  8. (noter aracılığı ile) protesto çekmek.
  9. tanık olarak çağırmak, tanık göstermek.
oturma eylemi İsim, Siyaset-Ulusl. İlişkiler
sokak gösterisi İsim, Siyaset-Ulusl. İlişkiler
tepki oyu Siyaset-Ulusl. İlişkiler