cutoff

  1. Noun kes(il)me, sona er(dir)me.
  2. Noun kesilen şey.
  3. Noun kes(il)me/sona er(dir)me noktası/zamanı/safhası.
  4. Noun kestirme yol/geçit.
  5. Noun nehir sularının açtığı ikinci yatak/kanal.
  6. Noun, Machines kesinti: buhar makinesi pistonuna giden buharın kesilmesi.
  7. Noun, Electronics kesim.
    cutoff frequency: kesim frekansı.
mal vb akışını durdurup hesapları denetleme veya kapatma tarihi
nakit
yabancı yardımda kısıntı
sona eriş noktası Noun
ara bilanço
(a) yolunu kesmek, önüne çıkmak, önlemek, (b) sözünü kesmek, (c) ânide durdurmak, faaliyetine son vermek,
(d) (mirasından) mahrum etmek, vasiyetnameden çıkarmak, (e) ayırmak, ilgisini kesmek.
After graduation she was cut off from her college friends.
to be cut off in the prime of life: genç yaşta ölmek.
reasürans sözleşmesinde reasürörün rizikolarla ilgili sorumluluğunun bittiği tarih
mania
ökçe
sürgü