daylight

  1. gün ışığı.
  2. (a) açıklık, aleniyet, gösterme, teşhir etme.
    to bring into daylight: açıklamak, herkese göstermek/teşhir
    etmek. (b) gerçek.
    I begin to see daylight .
  3. gündüz.
    It is still daylight.
  4. seher, şafak, tan, gün ağarması.
  5. gün ışığında kullanılan.
    daylight film.
suni gündüz ışığı
gün ağarmadan
güpegündüz Adverb
güç bir durumdan kurtulmayı sağlayacak ilk çareyi görmek Verb
gün ışığı camı
gün ışığı emsali
istenilen aşırı ücret ya da fiyat
düpedüz kazıklama
gün ışığından tasarruf etme
gündüz vardiyası Noun
gün ışığı