eleventh

  1. onbirinci, sırada onbirinci gelen (kimse/şey).
  2. onbirde bir (parça).
son fırsat, son dakika, son an: karar değiştirmek vb. için son fırsat.
son anda/dakikada.
War, which seemed certain, was prevented at the eleventh hour. To change plans at the eleventh hour.
son dakikada, çok geç, iş işten geçtikten sonra.