hub

  1. Noun poyra, tekerlek göbeği.
  2. Noun öz, esas, merkez, faaliyet merkezi.
    the hub of the matter: meselenin esası.
    London is the hub
    of the financial world: Londra ticaret âleminin merkezidir.
    the hub of the universe: evrenin merkezi.
  3. Noun madenî para basma kalıbı.
sapına kadar namuslu olmak Verb
tek yönlü kavrama göbeği.
sanayi merkezi
yağ banyolu poyra Noun, Transport
direksiyon simidi göbeği
Boston (takma adı).
tamamıyla, baştanbaşa, yerden göğe kadar.
You're right up to the hub: Yerden göğe kadar hakklısın(ız).
poyra Noun, Transport
tekerlek göbeği Noun, Transport
bazı büyük havaalanlarının merkez görevi yaptıkları ve uçakların çevredeki havaalanlarına oralardan havalandıkları
hava trafiği düzenleme sistemi
dingil yatağı
jant kapağı Transport
ticaret merkezi
sanayi merkezi
finans dünyasının merkezi
evrenin merkezi Noun
tamamıyla, baştanbaşa, yerden göğe kadar.
You're right up to the hub: Yerden göğe kadar hakklısın(ız).

Turkish Dictionary (Kubbealtı Turkish Dictionary)

  1. Güzel
  2. Sevgi, tutku