mix up

  1. (a) karış(tır)mak, burnunu sokmak.
    He mixed up in politics. (b) karmakarışık yapmak, (c) şaşırmak,
    birbirine karıştırmak, zihni karışmak.
    He mixed up the meaning of those two words. Don't mix me up; I'm trying to count.
girişmek Verb
karışıklık, anlaşmazlık, karışık/içinden çıkılmaz durum, şaşkınlık.
Due to some administrative mix-up
the letters had not been sent out.
Noun
ihtilâf, kavga dövüş. Noun
yumruklaşmak, yumruk yumruğa girmek.